Strateji Oyunları

Oyun Teorisi Stratejik Kararlar Almanızda Nasıl Yardımcı Olur?

Dr. Hakan  KARABACAK [1]

Kitap okuma süreci benim için, bir kitabı elime aldığımda daha kitabın kapağını, arka yüzündeki yazıları ve yazar hakkında notları okumakla başlar. Nitekim strateji yönetimi, finans, satranç ve aikido gibi hızlı ve doğru karar almayı gerektiren disiplinlerle her gün iç içe olduğum için bu kitap daha ilk bakışta ilgimi çekti. Kapak tasarımının ve kullanılan malzemenin kalitesinin hakkını da vermek lazım, oldukça başarılı buldum. Diğer taraftan, kitabın yazarı Sayın Dr. Hakan Karabacak ile ortak mesai sayesinde olan tanışıklığımın da tercih sürecime ve keyifle okumama katkı yaptığını söyleyebilirim. Kendisi hakkındaki izlenimim, bilgili, alçak gönüllü ve nazik bir kişi olduğu yönündeydi ve bu kitabında bundan bir kere daha emin oldum. 

Beklentilerinizi doğru ayarlamak, sonuçta elde edecekleriniz ile kuracağınız mutluluk dengesinde belirleyici olacaktır.  Yazar da böyle düşünmüş olacak ki, kitaptan neler beklenilmesi gerektiğini, kitabın neleri kapsayıp neleri dışarda bırakacağını daha giriş kısmında söylemiş: “Baştan söyleyelim. Bu kitap bir oyun teorisi kitabı değil. … bu kitap şirketlerin ve bu şirketlerin liderlerinin kişisel kararları üzerine kafa yoruyor. Büyük stratejistlerin nasıl düşündükleri, nasıl öğrendikleri ve fikirlerini nasıl hayata geçirdiklerini analiz ediyor. Vaka analizleri ile sürükleyici strateji hikâyelerine ve bu hikâyelerin arasına sıkıştırılmış yönetim stratejilerin yer veriyor.” 

Bu bağlamda kitabın, teknik ve bilimsel temelleri inceleyen akademik bir çalışma yerine daha çok kişisel gelişim kitaplarından bildiğimiz kavramların, biyografilerini takip ettiğimiz liderlerin ve bu sıra dışı kişilerin başarılarının kısa birer kesitinin ele alındığı, bunların da strateji çerçevesinden okuyucuya sunulduğu bir çalışma olduğunu belirtebilirim. Dolayısı ile de oyun teorisinin temelleri referans gösterilerek farklı durumlarada uygulanabilecek stratejiler, örnek olaylarla, zengin ve keyifli bir biçimde aktarılıyor.

Tam olarak katılmadığım noktalar ise kavramların tanımlanmasından kaynaklanıyor belki de.  Bir kavram tanımlanmadan veya yanlış bir referans ile, ona oyun teorisi kapsamında bir atıfta bulunuluyor ve kanımca bu da  okuyucuyu yanlış bir sonuca yönlendirebilir. Mesela “rasyonellik” kavramı, “akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü, ussal, hesaplı” anlamlarında tanımlanmadan “rasyonellik, her bir oyuncunun kendi faydasını azami düzeye çıkarmak istemesidir.” şeklinde okuyucuya sunuluyor. Daha da ilginç olan nokta ise yazar faydayı parayla özdeşleştirmeyin notunu düşmekle birlikte verdiği örneklerin hepsinde vergi indirimi, parasal teşvikler, daha yüksek kâr ve daha fazla gelir elde etmek gibi bir çelişki içinde kalıyor. Bu bakış açısı da gelecekte stratejik karar alıcıları rasyonel değil, pragmatik bir noktada kararlar vermeye, yani akla uygun olmasa da kendi çıkarını daha yüksek tutabilecek bir kolaycılığa itebilir.  Belki de burada belirtilmek istenen, rasyonel bireylerin, kararlarını alırken hep daha yüksek bir fayda düzeyini hedefleyecekleri ve bunu yaparken daha yüksek bir tatmin seviyesini daha düşük olana tercih edecekleri düşüncesiydi, ancak kitapta yer alan hâli ile bunun eksik kaldığını belirtebilirim. 

Diğer benzer bir itirazım da “olasılık kavramı” ve verilen tanım üzerine, ancak bununla ilgili katkılar ayrı bir yazı konusu olacak kadar uzun olduğundan konuya şimdilik bu hâliyle bir not düşmenin yerinde olacağını düşünüyorum.

Son olarak kitabın dilinin akıcı, kelime seçimlerinin yerinde olduğunu; sunulan örneklerin – belki benim ilgi alanlarıma uygunluğundandır – çok bilindik ama iyi seçilmiş vakalar olduğunu söyleyebilirim. Mesela Lee Iococca’yı, Steve Jobs’ı veya Jeff Bozes’i tanımayan; Cola-Pepsi markalarının market savaşlarını, IBM ve Dell’in müthiş dönüşümlerini ya da 3M’nin başarı hikâyelerini okumayan yoktur gibi geliyor bana. Okumamış olanlar için bu kitabın bir fırsat, bilenler için ise bir kere daha bunları bir arada görmenin bir şeyler katması yolunda ilham kaynağı olabileceğini düşünüyorum. 

Kitaptan bir alıntıyla bitirmek gerekirse: “İlham daima vardır, ancak sizi çalışırken yakalamalıdır. Picasso.


Ergun UNUTMAZ, 12.03.2019


Not: Kitapta yer alan yazım hataları ile bunlara ilişkin düzeltme önerilerimi ve kısa açıklamaları Ek‘te bulabilirsiniz. Düzeltmelerde Türk Dil Kurumunun “Yazım Kılavuzu” esas alınmaktadır ve Türkçe karşılığı olan yabancı kökenli kelimelerde seçici bir tercih yapılmaktadır.

[1]  Dr. Hakan KARABACAK, Optimist Yayın Dağıtım, Birinci Basım, Ocak 2017, İstanbul.

Chess Tournament 6

If you do have an appetite for tough challenges, GRENKE Chess Open 2019 is out there! As the organisers decided to connect GRENKE Classic with GRENKE Open in previous years the number of participants increased substantially. Thanks to that, now we have the largest chess open in Europe. I did also participated to last years event and you can read my observations and experiences from the first hand.

GRENKE Chess Open takes place annually in Karlsruhe, Germany and this year it will be the fourth consecutive event. It is open to all players from around the world and it is expected that more than 1.500 players, almost 300 out of them with titles from Candidate Master (CM) to Grand Master (GM), will be present for the challenge. The tournament has three categories with various strength levels and this year total prize pool is increased to 70.000 EUR, that is 10.000 EUR more than last years. In addition to that, players will have the chance to share the same venue, due to GRENKE Chess Classic, with the top class players from the chess world. Players for this year’s Classic are as following:

GRENKE Chess Open will be held between 18 – 22 April, 2019 with 9 Rounds Swiss-System. Pairings will be determined by a computer and time-controls are: 2h for 40 moves + 30 minutes for the rest of the game. For further details and registration information please visit the event’s official website, where you can also follow the games live. 


Ergun UNUTMAZ, 01.03.2019


Tüfek, Mikrop ve Çelik

İnsan Topluluklarının Yazgıları

Jared DIAMOND [1]

Ekonomi, siyaset, spor ve hayatın günlük diğer koşturmalarına ara verip insanlık tarihi üzerine bir şeyler okumak, bugünü anlayabilmek için dünü kavramak ve büyük resmi görebilmek istiyorsanız Jared Diamond’un bu kitabının çok iyi bir çalışma olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Her ne kadar kitabın ilk basım tarihi 1997’ye uzansa ve kitaba bağlı kalınarak çekilen belgeselini muhtemelen seyretmiş olsanız da tarih içinde insan topluluklarının yazgıları yirmi yıl içinde değişmediği gibi konuyu bir de Diamond’ın anlatım tarzı ile okumak oldukça bilgilendirici. 

Her şey Papua Yeni Gineli politikacı Yali’nin, moleküler fizyoloji ve evrimsel biyoloji alanlarında uzman olan Diamond’a toplumlar arasındaki farkı anlamaya ilişkin yönelttiği bir soru ile başlıyor: İnsanlar neden farklı kıtalarda farklı hızda gelişti ve çağdaş dünyadaki eşitsizliklerin kaynağı nedir? 

Yali’nin sorusuna genetik, zeka, kültürler arası etkileşim, iklim ve coğrafi yönlerden yaklaşan birçok çalışma zaten vardır. Ancak Diamond, biyolojik, ırkçı, zeka üstünlüğüne dayanan bu tür etkenleri gerekçelendirerek reddetmekte ve kitabın böylesi bir farkın nedenlerini çevresel faktörlere dayanarak açıklamaktadır. Kitabı niteleyen cümlesinde ise Diamond şöyle bir çıkarımda bulunmaktadır: “Avrupa’nın silahları, bulaşıcı hastalıkları, çelik aletleri ve mamül ürünleri Avrupalıların fetihlerinden doğrudan etkili etkenlerdir. Yeni Dünya ile Batı Avrasya tarihinin 13.000 yıllık özeti bize, büyük oranda birbirinden bağımsız iki uzun tarihsel eğrinin basit bir sonucu olarak Avrupalıların Amerika’yı fethettiklerini gösteriyor. Bu iki eğri arasındaki fark kıtalar arasındaki evcilleştirilebilecek bitki ve hayvanlar, mikroplar, ilk yerleşimin başlama zamanı, kıta eksenin yönü, çevresel engeller gibi farklılıkların damgasını taşıyor.” 

İnsanların dünyaya yayılışını gösteren harita ile başlayarak önemli argümanların neredeyse hepsi haritalarla desteklendiği için okuyucu aktif bir şekilde konunun içinde kalabiliyor. Bunu sağlayan diğer bir etken ise anlatımın tek düze değil, okuyucuya da yöneltilen sorularla interaktif tutulması. Ayrıca farklı kültürlerden ve coğrafyalardan insanların portrelerinin de kitaba eklenmesi, insan ırkının ne kadar çeşitli olduğunu çok net ortaya koymaktadır. Bunlara ek olarak kitabın sonunda yer alan ek okumlar ve kaynaklar ile referanslar belirli konularda tatmin olmayan okuyucular için çok yerinde bir rehberlik görevi teşkil ediyor. Sadece bu nedenlerden bile bence kitabın kurgusal olmayan yazın dalında ödül alması hiç şaşırtıcı değil.  

Yukarıdaki soruya çevresel faktörleri esas alarak cevap arayan yazar, insan toluluklarının geçimini nasıl sağladıklarından yola çıkarak bilinen ilk yiyecek üretim merkezlerine ve bu bölgelerin coğrafi, iklimsel özelliklerine bakıyor. Bu bölgelerdeki evcilleştirilebilir bitki ve hayvan türlerini inceleyerek yerleşik hayata geçişin nüfus yoğunluğu ile ilişkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Merkezi siyasi örgütlenme, askeri teknoloji, karmaşık ekonomik sistemler ve yaratıcı buluşları yapan kişileri besleyebilen toplulukların, bunu başaramayan avcı/toplayıcı toplumlarla karşılaştıklarında karşılaşmanın ne gibi sonuçlar oluşturduğu ile de tezini destekliyor.    

Bu kitaptan çıkarılacak birçok ders, öğrenilecek değerli bilgiler var. Tüm bunlara ek olarak tarih kitaplarını okumaya itecek diğer birkaç nedeni Mustafa Kemal Atatürk şu vecizeleri ile çok önce göstermiştir: 

“Tarihini bilmeyen milletler, yok olmaya mahkûmdur.” 

“Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez.”


Ergun UNUTMAZ, 27.02.2019


Not: Kitapta yer alan yazım hataları ile bunlara ilişkin düzeltme önerilerimi ve kısa açıklamaları Ek‘te bulabilirsiniz. Düzeltmelerde Türk Dil Kurumunun “Yazım Kılavuzu” esas alınmaktadır ve Türkçe karşılığı olan yabancı kökenli kelimelerde seçici bir tercih yapılmaktadır.

[1] Jared DIAMOND, (Guns, Germs and Steal – The Fates of Human Societies) TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 21. Basım, Kasım 2010, Ankara (Türkçeye çeviren: Ülker İnce).

Kazanmayı Öğren

Yeni Başlayanlar için Yatırım ve İşletme Rehberi

P. LYNCH & J. ROTSCHILD [1]

1999 basımı olan bu kitap, finansal piyasalara ilgi duymaya başladığım doksanlı yılların sonlarından, çok değerli iki arkadaşımın hediyesidir ve hâlâ bu kitabın içindeki bilgileri çok yol gösterici bulurum. Dolayısı ile 2018’in muhasebesini ve 2019 yılının tahminlerini yaparken bu kitabı kısa tatil arasında bir kere daha okuma şansı bulduğum için mutluyum. 

Kitabın adına bakıp da borsada alım satım stratejileri ya da teknik analiz türü formasyon önerileri beklemeyin. Kitap, finansal piyasalarda yatırım yapmak isteyenler için tanıtıcı bir rehber, gelecekte birikimlerin nasıl kâra dönüşeceğini aktaran bir kılavuz olarak hazırlanmış. Kapitalizmin kısa tarihinden, yatırımın esaslarına ve şirketlerin yaşam döngüsüne dair bilgilerle dolu.

Daha çok, uzun vadeli yatırımları ve bunlar arasında da hisse senetlerinin 20 yıllık bir süredeki getirilerini öne çıkardığı için temel olarak genç yaştaki kişileri hisse senedi satın almaya yönlendirmeye adanmış. Bu anlamda da yerinde açıklamalar ve örneklerle dolu. Hatta “Ek” olarak sunulan bir şirketin bilançosunu incelemeyi örnekleyen temel analiz tekniğini son derece sade, ama bir o kadar zengin buldum. Diğer beğendiğim bir nokta ise uzun vadeli yatırıma ve bunu da hisse senedi ile yapmaya karar verdikten sonra hangi hisseyi seçeceğinize dair yazarın sunduğu nosyon. Demir yollarından iletişime, oradan da teknoloji ve bilişim dönüşümüne geçiş anlarını yakalamak; bu tür yeni şirketlere yatırım yapabilme ya da bu alanlarda iş kurabilme cesaretini gösterip sabredebilenlerin ödüllendirilmesini görmek son derece ilham verici. Bu kitaptan sadece bu iki bilgiyi edinseniz bile kanımca büyük bir kazanç sağlamış olursunuz. 

Daha çok, uzun vadeli yatırımları ve bunlar arasında da hisse senetlerinin 20 yıllık bir süredeki getirilerini öne çıkardığı için temel olarak genç yaştaki kişileri hisse senedi satın almaya yönlendirmeye adanmış. Bu anlamda da yerinde açıklamalar ve örneklerle dolu. Hatta “Ek” olarak sunulan bir şirketin bilançosunu incelemeyi örnekleyen temel analiz tekniğini son derece sade, ama bir o kadar zengin buldum. Diğer beğendiğim bir nokta ise uzun vadeli yatırıma ve bunu da hisse senedi ile yapmaya karar verdikten sonra hangi hisseyi seçeceğinize dair yazarın sunduğu nosyon. Demir yollarından iletişime, oradan da teknoloji ve bilişim dönüşümüne geçiş anlarını yakalamak; bu tür yeni şirketlere yatırım yapabilme ya da bu alanlarda iş kurabilme cesaretini gösterip sabredebilenlerin ödüllendirilmesini görmek son derece ilham verici. Bu kitaptan sadece bu iki bilgiyi edinseniz bile kanımca büyük bir kazanç sağlamış olursunuz. 

İlginç bir tesadüf (belki de bilinçaltı seçimi) ile finans ve kişisel gelişim kategorisinde son olarak iki ayrı kitap üzerine burada görüşlerimi belirttikten sonra, eski bir kitapta bu iki konunun birleştiğini görmek oldu. Outliers, neden bazı insanların daha başarılı olduğunu çevre faktörü ile açıklarken Kazanmayı Öğren diğerlerinden farklı olup potansiyeli olan şirketlere yapılan yatırımların uzun vadede nasıl inanılmaz kârlar getireceğini ön plana çıkarıyor. Benzer şekilde Küresel Finans Krizi, ekonominin iniş çıkış döngüsünü ve sorunları tespit edebilmeyi aktarırken Kazanmayı Öğren şirketlerin yaşam döngüsünü ve bir şirketin hissesini ne zaman alıp ne zaman satmak gerektiğini ve bilanço analizi ile iyiyi kötüden ayırmayı sağlıyor. 

Keyifli okumalar.

Verileri, bilgileriniz ve hisleriniz ile birleştirerek hedeflerinize ulaşabileceğiniz iyi bir yıl dilerim. Tabii ki çevre faktörü de yanınızda olsun! 


Ergun UNUTMAZ, 31.12.2018


Not: Kitapta yer alan yazım hataları ile bunlara ilişkin düzeltme önerilerimi ve kısa açıklamaları Ek‘te bulabilirsiniz. Düzeltmelerde Türk Dil Kurumunun “Yazım Kılavuzu” esas alınmaktadır ve Türkçe karşılığı olan yabancı kökenli kelimelerde seçici bir tercih yapılmaktadır.

[1]  Peter LYNCH & John ROTSCHILD, (Learn to Earn) Scala Yayıncılık, Birinci Baskı, Mart 1999, İstanbul.

Outliers

Çizginin Dışındakiler

Malcolm GLADWELL [1]  

Kişisel gelişim kategorisinde değerlendirebileceğimiz bu kitap daha baştan kapak resmi ile “Outlier”ın ne olduğu ve içerik hakkındaki mesajı net bir şekilde veriyor. 

  1. başlıca ya da ilişkili bir oluşumdan uzakta konumlanmış ya da farklı sınıflandırılmış olan şey.
  2. ortaya koyduğu değer, seçilmiş diğer örneklerden belirgin bir biçimde farklı olan istatiksel gözlem.

Ekonometri eğitimim sırasında çok daha detaylı araştırdığım (ve merak edenler için teknik olarak burada fotoğraf değerlendirilmesinde kullanımına ilişkin bir örnek verdiğim) bu kavramı yazar başarıya giden yolu esas alarak işlemiş. Tutku, yetenek ve çok çalışmanın esas olmakla beraber bir çizgi dışı olmaya neden yetmediğini; bazı insanların neden daha şanslı olduğunu araştıran yazar, bu olguyu örneklerden yola çıkarak çizgi dışı bazı kişilerin doğum tarihi ve yerleri, aileleri, kültürel ve genetik mirasları gibi çevresel faktörlerin kişinin başarısı üzerindeki etkisi ile açıklamış.  

Sadece bu açıdan düşünüldüğünde bile, bu kısa bilgi kitabı satın alıp okumaya teşvik ediyor ve kitabın neden çok satanlar listesinde yer aldığını gösteriyor. Çevresel faktörlerin başarı ile ilişkisi ve bazı insanları neden diğerlerinden çok daha yukarılara taşıdığı, özellikle de “on bin saat kuralı” ile birleştirilerek “Fırsat” adlı ilk bölümde oldukça ilgi çekici bir şekilde işlenmiş. Ancak iki bölümden oluşan kitabın ikinci bölümü için maalesef aynı övgüleri sunamayacağım. “Miras” adlı ikinci bölümdeki yazılar ise daha çok Erin Meyer’in The Culture Map adlı kitabına ait konular gibi duruyor. Hatta bir bölüm var ki, yazar kendi atalarının geçtiği zorlu yolları ve onların hayatını değiştiren şans faktörlerini aktararak konuyu tamamen dağıtıyor. İlk kısmın ünlü yüzleri ve çizgi dışı karakterleri ile neredeyse bir tutuyor.  

Yine de kişisel gelişim kitaplarının size bir kıvılcım sunabilme potansiyeli, başarı hikâyelerinin perde arkası bilgileri veya siz de benzer şeyleri fazlasıyla yaptıysanız bile neden istediğiniz yerlerde olmadığınızı açıklayabilmesi açısından okunabilir bir kitap.


Ergun UNUTMAZ, 20.12.2018


Not: Kitapta yer alan yazım hataları ve tutarsızlıklar ile bunlara ilişkin düzeltme önerilerimi ve kısa açıklamaları Ek‘te bulabilirsiniz.

[1]  Malcolm GLADWELL, (The Story of Success) MediaCat Kitapları, Birinci Baskı, Temmuz 2018, İstanbul.