Kur Savaşları

Bir Sonraki Küresel Krizin Oluşumu

James RICKARDS [1]

İnsanlık tarihinin kısa sürecinde üretim kalıpları, Avcılık-Toplayıcılıktan yerleşik hayata geçilmesi ile Tarıma; Sanayi Devrimi ile ise madenciliğe, kitlesel üretime ve fabrikalarda işgücüne dayalı bir yapıya dönüşmüştür. Hizmet sektörünün payı ise küresel anlamda zaman içinde giderek artmakla birlikte Teknoloji Devriminin etkisi ile Finansal Piyasaların bu sektör içindeki gelişimi baş döndürücü bir hızda gerçekleşmiştir. 1929 Ekonomik Buhranı ve 1974 Petrol Krizi gibi olaylar tüm ekonomileri o zamanlarda da sert etkilese dahi günümüzün koşulları çok ciddi anlamda farklı olup bir finansal kriz çok daha derin izler bırakmakta ve çok daha hızlı yayılıp zararları daha yüksek oranda olmaktadır.

 

Sermaye piyasalarında otuz yılı aşkın deneyimi olan bir danışman, yatırım bankacısı ve risk yöneticisi olan James Rickards da finansla ilgilenen herkesin bildiği bu noktadan hareketle kaleme aldığı çalışmasında hem paranın tarihsel gelişimi üzerine genel bir çerçeve çizmiş, hem de bir sonraki (olası) küresel krizin oluşumunu tahmin etmeye çalışmıştır. Bunu yaparken de muhtemelen parasal piyasalarında başlayacak ve sermaye piyasalarına bulaşacak riskler ve kur seviyeleri üzerinden yürütülecek konvansiyonel olmayan bir savaş tarzını temel olarak kullanmıştır.

Eğer ekonomi ve finans uzmanlık alanlarınız ise sadece bu kadarı bile kitabı okumanız için yeterli olsa gerek. Üç kısımdan oluşan kitabın ilk bölümü, yukarıdaki gruba girmeyen okuyucu kitlesinin ilgisini çekmek için yazılmış. ABD Savunma Bakanlığının gerçekleştirdiği bir finansal savaş oyunu ve küresel güç odaklarının karar alma süreçleri bu anlamda okuyucuyu kendine çekerek bir nevi Katzenbach romanları gibi görevini yerine getiriyor. İkinci kısım ise tarihsel ve ekonomik bir altyapı temeli gerektiriyor. Sürükleyici bir romandan “Altın Standardı ve Döviz Krizleri”ne yumuşak bir geçiş yapılmış ve önemli krizler kur savaşlarının dönemleri olarak ele alınmış. Son kısım ise olası bir sonraki krizin yıkıcı etkilerine karşı alınabilecek önlemleri ve çeşitli alternatifleri işlemiş. Her ne kadar somut teoriler ve örneklerle konunun ciddiyeti gösterilmeye çalışılmışsa da sistemi yönetenlerin, beslendikleri kaynakları toplumun menfaatleri doğrultusunda değiştireceklerine ben inanmıyorum.

Tespit ettiğim birkaç hataya burada yer vererek kişisel yorumlarımı tamamlamak isterim. Öncelikle bu hataların yazardan, çeviriden ya da redaksiyondan mı kaynaklandığını bilmiyorum, ama sonuç bilinçli bir okuyucu için kötü. Dış ticaret açığı olan bir ülkenin, ulusal parasının değerinin, karar birimleri tarafından, diğer para birimleri karşısında düşürülmesi/yükseltilmesi anlamına gelen “Devalüasyon/Revalüasyon (devaluation/revaluation)” kelimeleri sadece kur hareketlerinin sabit olduğu (yönetildiği) ekonomiler için kullanılır. Kur seviyesinin serbest piyasada belirlendiği, karar birimlerinin seviyeyi belirlemek konusunda güçlerinin olmadığı ya da sınırlı kaldığı ekonomilerde ise bu terim “kurun değer kaybı/kazanması (depreciation/appreciation)” kelimeleri ile ifade edilmektedir. Dolayısı ile böylesi ciddi bir farkın olduğu durumda yanlış terminoloji kullanımı yazarın teorilerine yaklaşımda güven kaybına neden olmaktadır. Bir diğer benzer durum da ikizkenar dörtgen ifadesinde karşımıza çıkmaktadır. Bir dikdörtgenin karşılıklı kenarları zaten eşittir. Söz konusu olan eşkenar dörtgen ya da ikizkenar üçgen olabilir; ancak ikisinin karışımından üretilen böylesi bir terim sadece komik ve anlamsız olmakla kalmayıp aynı zamanda güven kaybına da neden olmaktadır.

Bu iki düzeltme dışında kitabın gerek ekonomi ile ilgilenen, gerekse günlük hayatında para ve kur savaşlarının etkilerini yaşayan herkes için okunması gereken bir çalışma olduğu kanaatindeyim. Sonuç kısmındaki önerilere katılıp katılmamak ya da gelişmelerden finansal kazanımlar elde etmeye çalışmak sizin tercihiniz, ama farkındalık için iyi bir çalışma olmuş.

 

Ergun UNUTMAZ, 29.05.2018

 

[1] James RICKARDS, (Currency Wars: The Making of the Next Global Crisis) Scala Yayıncılık, Birinci Basım, Mart 2013, İstanbul (Türkçeye çeviren Neşenur Domanİç, Nusret Avhan).