Economy

Piyasa Analizleri ve Beklentiler 01

AĞUSTOS 2019

Takvim bazında zaten yılın en uzun ayı olan Ağustos, piyasalara gelen haberler ve siyasi, ekonomik aktörlerin davranışları ile çalkantılı bir ay oldu. Piyasalara etki eden gelişmeler hakkında daha fazla bilgi için Ekonomi Politika Strateji belgesini inceleyebilirsiniz. Geçen ayın performansı ve gelecek aya ilişkin beklentilerden önce ise oynaklık endeksi ve altın fiyatlarına kısa bir analiz ile değinmek istedim. 

VIX 

Chicago (Şikago) Opsiyon Borsası tarafından, S&P 500 endeks opsiyonları baz alınarak oluşturulan Oynaklık Endeksi (Volatility Index, VIX), 30 gün ileriye dönük olarak piyasalara ilişkin beklentileri gösteren gerçek zamanlı bir piyasa endeksidir. Genel anlamda bu Endeksin, piyasadaki risk düzeyini ve yatırımcıların davranışlarını yansıttığını söyleyebiliriz. Ortalamalara göre yukarı ve aşağı yönde daha uç değerlere ulaşılması piyasada riskin arttığına işaret eder ve bu durum oynaklığın yükselmesi kavramı ile ifade edilir. 28 Ağustos itibarıyla 21,37 seviyesinde olan Endeksin Ağustos ayı başında sert bir yükseliş yaşayarak dalgalanmalar sonrasında buraya geldiğini grafikten net bir şekilde görebiliyoruz. Dikkat çeken bir diğer nokta ise Temmuz ayı ortalaması olan 13,00 seviyesine göre Endekste neredeyse iki kat bir artış olduğudur. Bu da oldukça hareketli ve riskin yüksek olduğu bir ay geçirdiğimizi ortaya koymaktadır.    

Altın 

Piyasalarda risklerin artması yatırımcıların güvenli limanlar aramasına neden olduğundan altın ve Amerikan dolarının Ağustos ayı içinde en çok talep gören yatırım araçları olması bir sürpriz değildir. Altın fiyatları konusunda uzun vadeli perspektif ile daha önce kaleme almış olduğum yazıda 1.400 dolar seviyesinin test edilebileceğini belirtmiştim. Bu seviyenin geçilmesi ile önce 1.500 ardından da 1.600 dolar seviyeleri teknik olarak beklenen hedefler hâline gelmiştir. 

Sadece ben değil, çoğu kişi ve kurumun hesaplamalarına dahil etmiş olduğu bu değerleri en son manşetlere taşıyan ise UBS oldu. Demek ki onlar da 1.270’den topladıkları kontratları satacak alıcıları hazırlıyorlar. Haziran ayında 1.270 dolar seviyesinden çok hızlı bir şekilde başlayan yükseliş 1.350 dolarda flama formasyonunu tamamlayarak sırasıyla aynı formasyon ile 1.430 ve 1.510 dolar seviyelerini aşmıştır. Benzer şekilde şimdiki hedef 1.590 dolar olup psikolojik sınır olan 1.600 doların Eylül ayında çok hızlı bir şekilde görebileceğini düşünüyorum. Ancak 5 yıllık grafiğe baktığımızda bu son yükselişin çok sert olması nedeniyle altın fiyatlarının, 20 ve 50 günlük hareketli ortalamaların uzun süre istikrarlı kaldığı, 1.300 dolar bandına doğru sert bir düzeltme ile çekilebileceğini dikkate almak gerekir. Hızlı işlem yapamayacaklar için spekülatif amaçlı bir alım, bir süre zarara yol açabilir. Ancak risklerin yüksek olduğu bir ortamda yatırım amaçlı tutulacak altın için 1.600 yönündeki hareketi takip ederek gelişen şartlara göre portföyde bir miktar altın tutmak risk dağıtımı amacıyla faydalı bir optimizasyon sağlayacaktır. 

Yatırım Araçlarının Getirileri

Yatırım araçları benim kişisel tercihlerim doğrultusunda seçilmiş ve alt kısımdaki etiket bölümünde farklı renklerle gösterilmiştir. Değerler, Merkez Bankası istatistiklerinden ve piyasaların kapanış değerlerinden alınmıştır. Getiri ile kastedilen ise söz konusu enstrümanın Ağustos ayının ilk ve son günü değerlerindeki yüzdesel değişimdir. Ağustos ayında en yüksek getiriyi %5,98 ile altın sağlarken, en yüksek düşüş de Türkiye’de bankaların Türk lirası, bir aylık mevduata uyguladıkları faizlerde görülmüştür (%11,88).

BIST 100 Endeksi 

Daha önce sunmuş olduğum BIST 100 Analizi daha çok uzun vadeli ve dolar bazında bir incelemeyi içeriyordu. Kısa vade için ise Endeksin 105.000 seviyesindeki direnci test edip 96.000 ve 92.000’deki desteklerine çekileceğini belirterek mevcut durum itibarıyla bu dirence daha yaklaşılmadan satışların gelebileceğini de eklemiştim. Aşağıdaki grafikte 1 numaralı ok ile işaretlenen, 100.000 seviyesinden gelen satışlara karşılık alımlar oldukça zayıf kalmış, üst üste gelen şoklarla destek seviyeleri denenmiş ve Endeks 96.000’de tutunmuştur. Bu anlamda başarılı bir tahmin dönemi geçirdiğimizi söyleyebilirim.  

Eylül ayı için ise kısa vadeli analizimizi tamamlayarak uzun vadeli tahminlerimi ikinci grafik üzerinden sürdürebiliriz. Öncelikle, 2 numaralı ok ile işaretlenen RSI ve Stochastic yardımcı göstergelerinde bir uyumsuzluk olduğu kanaatindeyim. 8 Ağustos’taki fiyatın altında bir noktada olmamıza rağmen göstergeler daha yukarıda bir noktadadır. MACD ve Momentum toparlanma içinde görünse de 98.000 seviyesinden daha yukarı bir çıkış ihtimalini zayıf buluyorum. 3 numaralı ok ile işaretlenen noktada ise 20 günlük hareketli ortalamanın 50 günlük hareketli ortalamayı kestiğini görüyoruz. 200 günlük uzun vadeli hareketli ortalama ise tam olarak 96.000 seviyesinde. Dolayısı ile 104.000’den başlayan geri çekilmenin, Eylül ayında 98.000 ile 96.000 bandındaki sıkışmanın aşağı yönde kırılması ile sonlanacağını düşünüyorum. 50 günlük kısa vadeli ortalamanın 200 günlük uzun vadeli ortalamayı aşağı doğru kestiği bu tür bir oluşum “ölüm kesişmesi” olarak adlandırılır ve gerçekleşmesi hâlinde, bu muhakkak ki fiyatlarda bir düşüş getirecektir. 

Ancak iyi haber, genel anlamda BIST 100’ün genel bir çıkış trendi içinde olmasıdır. Yukarıdaki grafikte, 2013 sonunda başlayan çıkış trendinin destek noktasının 86.000 seviyesinde olduğu görünmektedir. Bu bağlamda, eğer söz konusu düşüş çok sert olursa 84.000 klasik desteğini; zamana yayılan bir düşüş şeklinde olursa yukarı çıkan kanalın alt noktasına yakın yerleri alım noktası olarak değerlendiriyorum. Örneğin benim beklentim ikinci senaryonun daha olası göründüğü ve 91.500 seviyesinin ideal bir nokta olduğu yönündedir. Zaten son dönemde yaşanan satışlardaki işlem hacmi artışına ve MACD değerinin negatif kısımda olmasına bakılırsa, alım için bir süre beklemenin daha uygun olacağı görüşündeyim.  

DAX Endeksi 

DAX Analizi kapsamında da geçen ay sunduğum tahminlerin başarılı çıkması oldukça sevindirici. Yüzde 70 olasılıkla 11.500 – 12.400 bandında bir hareket bekleyerek bu alt seviyelerin alım için iyi bir fırsat olduğunu belirtmiştim. Nitekim çalkantılı bir Ağustos ayı sonunda Endeks en düşük 11.270 seviyesini görerek ayı en yüksek seviyesi olan 11.958 ile kapatmıştır. Planlandığı üzere bu seviyelerden yapılan alımlar kârlı işlemler olarak yansımıştır. Aşağıdaki grafikte 1 ve 2 numaralar ile işaretlediğim bu noktalar trend kanalının hem altına sarkmak hem de üstüne geçmek yönünde sert etkiler yaratmıştır. Dolayısı ile de bu tür oynaklıklar kısa süreli işlemlerde zararlara ve tahmin sürecinde zorluklara da yol açabilmektedir. Özellikle 11.600’deki güçlü desteğin etrafındaki hareketler, 200 günlük hareketli ortalama ile de birleşince, başta stop-loss olmak üzere, karar verme sürecinde gelişmelerin izlenmesinin ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 

Diğer taraftan 3 numara ile işaretlenen noktada, yukarıda BIST 100’de de görüldüğü gibi, sarı ile gösterilen 20 günlük kısa vadeli ortalama 50 günlük hareketli ortalamayı aşağı yönde kesmiş, ancak mavi ile gösterilen uzun vadeli ortalamanın üzerinde kalmayı başarabilmiştir (4 no’lu nokta). Endeks ise 11.800’den 11.270’e bir geri çekilmenin sonunda, tepki alımları ve gelen pozitif haberlerle tekrar 200 günlük hareketli ortalamanın üzerindedir. Dolayısı ile Eylül ayında Endeksin 11.200 – 12.200 aralığında ECB ve FED’in makro çerçevedeli kararlarını bekleyeceğini düşünüyorum. Diğer taraftan 26 Ağustos itibarıyla MACD’ın, Sinyal’i yukarı keserek AL işareti verdiğini ve bunun da Ağustos’un son haftası boyunca yerine getirildiğini görebiliyoruz. Muhtemelen bunu, piyasanın 25 veya 50 baz puanlık bir faiz indirimini şimdiden satın alması şeklinde yorumlayabiliriz. Ancak ben, Trump’ın FED’den beklediği gibi, bir 100 baz puanlık faiz indirimi geleceğini, mevcut ekonomik veriler dikkate alındığında pek olası bulmuyorum.  

Eylül ayı beklentim ise şöyle: İlk etapta 50 günlük hareketli ortalamanın, yani 12.100 seviyesinin test edileceğini ve olumlu şartlar altında 12.600’e kadar bir çıkış yaşanabileceğini düşünüyorum. Ancak bunun için henüz şartların oluşmadığını, 11.500 seviyesinin altının bir kere daha deneneceğini daha yüksek bir olasılık dahilinde görüyorum. Küresel ekonomideki yavaşlama eğilimi, ekonomik ve politik riskler, ticaret savaşları ve yaklaşmakta olan ABD Başkanlık seçimlerinin tercihler üzerindeki etkisi ise bu beklentinin temel nedenleri olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle oldukça dikkatli hareket etmek gereken bir sürece girdiğimizi belirtebilirim. 

Kazançlı yatırımlar. 


Ergun UNUTMAZ, 01.09.2019