Economy

Piyasa Analizleri ve Beklentiler 10

Mayıs 2020


Uzun vadeli bir yatırım anlayışına sahip olmakla birlikte gelişmeleri yakından takip edip portföyüm için gerekli olduğunu düşündüğüm ayarlamaları aylık olarak yapıyorum.[1] Bunun için de Ekonomi Politika Strateji Raporu ile geçen ay yaşanan olayları kısaca değerlendirip içinde bulunduğumuz ay için ve geleceğe yönelik kendi planlamamı hazırlıyorum. Açık olmak gerekirse Haziran ayı planlaması için bu kez karar vermekte oldukça zorlandım. Yazıyı hazırlama sürecindeki gecikmenin, bir düşüş beklentisi ya da haklı çıkmak gibi bir kaygı taşımadığını söylemeliyim. Çünkü amacım, geç de olsa kararlarımı sağlıklı verebilmek, kendim için güvenebileceğim bir yol haritası hazırlamaktır. Bu kapsamda öncelikle Piyasalarda Dip Arayışlarını incelemeye başladım ve bu yazının boyutların aşan bir seviyeye ulaştığı için yazıyı ayrı başlık altında sundum. Ardından beklentiler üzerine biraz yoğunlaştım.

Ekonomilerin tekrar açılması, üretimin tekrar başlaması sevindirici haberler elbette, ancak finansal piyasalardaki toparlanmanın hızı bana biraz aşırı geldi. Bu nedenle de Mayıs sonundaki sert yükseliş sonrasında değer artışı gösteren varlıklarımın bir miktarında satış yaparak bunları kâr olarak yazmayı uygun buldum. Bunun yanında hedge amaçlı pozisyonlarımın bir kısmını kapatıp bir kısmını da zararla sürdürüyorum. Prensip olarak portföy paylaşımlarımı çeyrekler sonunda yaptığım için de arada olan değişiklikleri ay sonunda paylaşacağım, ama yine de büyük oranda hisse senetleri ile devam ettiğimi söyleyebilirim. Şimdi gelelim planlamaya:

Yazacak çok şey olduğu hâlde S&P 500 Endeksinin aylık kapanışlarıyla oluşturulan yukarıdaki grafik ile başlamak istedim. 2008-2009 Küresel Finans Krizi sonrası başarıyla çalışmış çok net bir çıkış kanalı var ve kanal teknik olarak bütünlüğünü korumaya devam ediyor. 2011 Avrupa Borç Krizi sonrası toparlanma süresini, her iki krizdeki dip oluşumlarını, toparlanma şeklini ve 2018 sonrasında oynaklığın ne kadar arttığını incelediğimde açıkçası bazı noktaları düşündürücü buluyorum. 

Piyasaya yeni katılan kişiler, fiyatlar çok düşük kaldığı için mevcut aktörlerin pozisyonlarını arttırmaları ve negatif faiz oranları nedeniyle borsaların alternatifsiz olması gayet makul nedenler, ama hiçbirisi reel üretim ve şirketlerin mali yapısı ile ilgili değil. Durgunluğun ne kadar uzun sürebileceği, maliyet kalemlerinin ve satışlardaki düşüşlerin şirketlerin bilançolarına ne kadar bir zarar yansıtabileceği bir yana talep konusunda tam bir güvenin henüz oluşmaması ve olası ikinci dalganın etkileri hesaplara katıldı mı ondan da emin değilim. Kaldı ki hareketli ortalamalardan bu kadar uzaklaşılması kanımca biraz da tedirgin edici. O yüzden, uygun şartlar oluşunca tekrar geri almak üzere, hisse senetlerimde bir miktar satış yaparak nakite geçmeye karar verdim ve geçtiğimiz 5 gün içinde küçük çaplı satışlarımı tamamladım. Ancak ben en son buna benzer bir karar aldığımda fiyatlar soluksuz yükselmeye devam etmiş, 6 ay kadar yükselen fiyatları uzaktan seyretmek durumunda kalmıştım. Emin olun en az zarar etmek kadar kötü bir his. Neyse ki bu sefer yanılırsam elimdeki hisse senetleri ile çıkıştan da faydalanırım.

Altın

Büyük merkez bankalarının gerek parasal genişleme gerekse de faiz oranlarını olası en düşük seviyelere çekme politikalarının sonucu, uzun vadede altının değer kazancağını düşünüyorum. Çünkü bu politikalar, enflasyonist etkiler yaratabileceği gibi bu tür durumlarda güvenli liman olarak görülen altına talebi de arttıracaktır.

Diğer taraftan hem merkez bankalarının altın stoklarını arttırması hem de büyük fonların altın veya altına endeksli araçları portföylerinde tutması bireysel olarak benim de bu yönde bir tercihte bulunmama sebep oluyor. Ancak kısa vadede ons bazında $1.750 güçlü bir direnç oluşturdu ve aşağıda da $1.680’ın destek olarak çalıştığı kanalda yatay bir trend sürmekte. Eğer bu kanal aşağıya doğru kırılırsa diğer destekler gündeme gelebilir. Dolayısı ile mevcut altın pozisyonumu uzun vadede koruyarak, kısa vadede  her iki yönde de oluşabilecek fırsatları yakından değerlendirmekten yanayım. 

Petrol

Brent türü petrol işlemlerime bu ay da Ağustos vadeli kontratlar üzerinden devam edeceğim için analizimi de ona göre yaptım. Görünen o ki, 22 Nisan tarihinde petrol fiyatları bir dip seviyesi oluşturarak $29,60 seviyesini de destek hâline getirmiş durumda. $41,80 seviyesinde tek gölgelik bir zirve ve onun üzerinde de tarihi 6 Mart fiyat çöküşünden kalan bir boşluk mevcuttur. Ekonomilerin tedrici de olsa tekrar açılması, Çin’in sanayi üretimine başlamasına paralel artan petrol talebi ve OPEC+ üyelerinin arz konusunda anlaşmış görünmeleri petrol talebini de güçlü tutmaktadır. 

Ancak tüm bu sayılan olumlu gelişmeler direnç seviyesini ve yukarıdaki boşluğu kapamaya yeter mi diye sorarsanız, cevabım ‘Şu aşamada zor görünüyor.’ olurdu. O hâlde bu fiyat seviyesinden kısa pozisyon açmak denenebilir mi? Cevabım onun için de ‘Net bir hayır!’ olurdu. Bu ve sitemde yer alan benzeri tüm konular herkesin kendi bileceği işlerdir. Emtia piyasası yatırımın biraz daha dışında, spekülatif özellikler taşıyan ya da hedge amaçlı kullanıma uygun bir karaktere sahiptir. Ben kendi adıma, risk yönetim sistemim çerçevesinde ve mevcut diğer pozisyonlarımın dengesini gözeterek fiyatlamaları takip ediyorum.

EURUSD

Son olarak Haziran ayı içerisinde portföyümün gereği olarak doların avroya karşı değerini yakından takip etmek zorundayım. Öncelikle Mayıs ayının sonlarının oldukça stresli geçtiğini belirtmem gerekir. 2008 Nisan ayında paritenin 1,6019 ile en yüksek seviyesinden başlayan düşüşte kritik bir noktadan döndük. En altta 1,0641 seviyesini test ederek tekrar 1,0750’in üstünde kalınması önemliydi. 

Ancak 1,1025 seviyesindeki hareketli ortalamaya olan hareket ve dolar endeksindeki gevşeme ile birlikte avronun sert bir şekilde değer kazanması benim için de sürpriz oldu. Böylece trend değişikliği yaşandığını ve yeni bir sayfa açıldığını söyleyebiliriz belki. Grafik oldukça karışık biliyorum, ama bu notlar benim geçmiş işlemlerimde önemli noktaları oluşturduğu için şimdilik silmek istemedim. Belki bu trend değişimi kalıcı olmazsa o zaman tekrar hesaplamalar yapabilirim. 

Kazançlı yatırımlar dilerim. 

Ergun UNUTMAZ, 05.06.2020


[1] Buna ek olarak portföyümün bir kısmını trade amaçlı olarak orta vadeli hedeflere yönelik kullanırken, bir kısmını ise türev ürünler üzerinden daha kısa vadeli fırsatlardan yararlanmak için değerlendiriyorum. Dolayısı ile buradaki fikirler tamamen benim kendi maliyet yapıma ve getiri-risk beklentime göre şekillenmektedir. Yatırım kararlarınız için lütfen yatırım danışmanınıza başvurun ya da kendi durumunuza uygun tercihlerde bulununuz.

Herkes aynı resme bakıp farklı yorumlar çıkarabilir, o yüzden ben dahil başkalarının sözleri veya planları ile zor kazanılan birikimlerinizi riske atmayınız. Yatırım konusunun ciddi bir altyapı, birikim ve tecrübe gerektirdiğini bilerek hareket etmenizi öneririm.

Saygılarımla.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *