Economy

BIST ve Ayı Piyasaları

XU100 Endeksi Kapsamında Büyük Düşüşler ve Düşüşlerin Süreleri


Ayı piyasalarının ne ifade ettiğini ve en yüksek seviyedeki düşüşleri Analiz Yöntemleri ve Ayı Piyasaları başlığı altında dün paylaşmıştım. Kendi adıma dip-zirve bulmak gibi bir iddiam olmadığı gibi belirli noktalarda piyasanın dışında kalmanın ve doğru zamana kadar beklemenin ne kadar zor, ama önemli olduğunu da bilirim. Zaten bunu da S&P 500 Endeksinin Mart 2020 çöküşü üzerinden o yazıda açıklamaya çalışmıştım. Doğru zamanı kimileri teknik analiz kimileri de temel analiz ya da makroekonomik analiz vb. yöntemlerle bulabilir. Önemli olan ayı ve boğa piyasalarında duyguların esiri olmadan kademeli işlemlerle ve bir disiplin dâhilinde kısmi bir güvence sağlayabilmektir. Zaten yazının başında analiz yöntemlerine yer verme sebebim de buydu.

Ayı ve boğa piyasalarının tanımları ile S&P 500 Endeksinin son yüz yıl boyunca yaşamış olduğu yüzde 20 ve üzeri düşüşleri aktardığımıza göre bugün objektifimizi biraz da Türkiye ve BIST üzerine çevirelim. Bu yazıda acaba Türkiye’de eğilimlerin nasıl olduğuna, geçen yazıda yönelttiğim sorulara ve Özellikle 2020 Mart düşüşünün S&P 500 için tarihteki en hızlı ayı piyasası arasında yer almasına neden olurken BIST için en hızlı, en derin ve en uzun düşüşlere iki farklı yöntemle bakalım.

Buyrun hemen başlayalım.


Öncelikle BIST için 30-50-100 şirketten oluşan endeksler gibi sektörel bazlı sınıflandırmalar ve tüm şirketlerden oluşan endeks gibi ayrımlar bulunmaktadır. Ancak hem yaygın kullanımı nedeniyle hem de diğer çalışmalarla karşılaştırılabilirliği sağlamak adına XU100 Endeksi‘ni kullanmayı tercih ettim. Bu kapsamda da verileri Yahoo! Finance üzerinden çektim. Veri seti 6.215 adet veriden oluşmaktadır ve ilk kayıt 2 Temmuz 1997 tarihinden başlamakta olup son veri 20 Mayıs 2022 tarihine aittir.

Grafik 1: XU100 Endeksi için
07/1997 – 05/2022 arası geri çekilmeler


Yukarıda Grafik 1’de, söz konusu tarih aralığı için düzeltilmiş kapanış verileriyle hazırladığım geri çekilmelerin oranları görülmektedir. Dikey eksende yüzde değişimler, yatay eksendeyse tarihler yer almaktadır. İlk yüzde 20’lik dilimi siyah kesikli çizgiyle işaretledim ve bu çizginin altındaki değerler ayı piyasası şeklinde düşüşleri göstermektedir.

Bu düşüşler; 1998 yılındaki Asya-Rusya Krizinde yüzde 60‘a yaklaşırken, Türkiye’ye özgü 2000 Kasım ve 2001 Şubat Krizlerinde yüzde 60‘ı az da olsa geçmiştir. Bu kadar derin bir sonraki düşüş ise ABD’de başlayan Küresel Finans Krizinin 2009 yılında getirdiği yüzde 60‘lık geri çekilmedir. Bunun dışında neredeyse her iki yılda bir yüzde 20‘ye varan ve yine yaklaşık her beş yılda bir de yüzde 30 düşüşler görülmektedir.


Mevcut durumdaysa geri çekilme oranı yüzde 7,21 ile düzeltme sınırlarındadır. Uzun vadeli düşünceyle sahip olduğum pozisyonlar dilerim ki dolar bazında önceki zirveler (*) olan 5,00 seviyesine tekrar gelir ve buraları da geçer. Bugünkü kur üzerinden bunun Türk lirası karşılığı XU100 için 8.000 seviyesi demektir. Ancak kısa vadeli riskleri ve içinde bulunduğumuz küresel-yerel şartları da dikkate almakta fayda vardır. Grafikten yola çıkarak, olası bir yüzde 20’lik geri çekilmeye denk gelecek seviye olan 2.049 noktasının görülmesi de madalyonun diğer yüzü olarak riskler arasında en düşük olanıdır. Dolar bazında zaten bir hayli geride olan Endeks için kriz senaryolarındaki geri çekilme oranlarını düşünmek ya da hesaplamak dahi istemiyorum. Kaldı ki yabancı sermayenin büyük bölümünün hâlihazırda çıkmış olması bu olasılığı da azaltmaktadır.


İkinci yönteme gelirsek de bu kez kapanış verileri yerine gün içi en yüksek ve en düşük değerler üzerinden ve dinamik bir hesaplama yürüttüm. Doğal olarak da ilk yöntemdeki kapanış verileri ve başlangıç dönemine göre yürütülen statik çalışmaya göre sonuçlar kısmen farklılıklar göstermektedir. Aslında buradaki ilk beklentim gün için yukarı ve aşağı yönde olan hareketlerle daha yüksek bir geri çekilme ortaya çıkacağıydı. Ancak gün içinde yüzde 20’yi geçen yükselişlerle ayı piyasasından boğa piyasasına geçişler tespit ettiğimden sistemin bir önceki yöntemden farklı sonuçlar üretmesini de normal karşılıyorum.

Grafik 2: XU100 Endeksinde düşüşler ver düşüşlerin süreleri


Grafik 2’de dikey eksende yine yüzde değişim oranları varken yatay eksende tarihler yerine düşüşlere ilişkin süreler gösterilmektedir. Düşüşlere ilişkin süreleri işlem günü olarak düzenledim. Yukarda açıklanan yöntemdekine benzer şekilde kırmızı kesikli çizgi yüzde 20 seviyesini göstermektedir ve bunun altındaki değerler ayı piyasasıdır. Grafik 2’de yer alan her bir nokta ise yüzde 20’nin üzerindeki düşüşleri ifade etmektedir. Bunun iki istisnası ise Şubat 2022 ve Mayıs 2022 tarihleri için sunulan güncel durumdur. Bu kapsamda yüzde 60,59 ile Ekim 1998’deki düşüş en büyük geri çekilmedir ve 60 gün sürmüştür. En uzun süren düşüş ise 202 gündür ve Ağustos 2011’de yüzde 32,29 ile sonlanmıştır.

Bütünsel salgın dönemi öncesi 22 Ocak 2020 tarihindeki en yüksek seviyeden 17 Mart 2020 tarihinde en düşük seviyeye gelmek 39 işlem günü sürmüş olup geri çekilme oranı yüzde 34,21’dir. Dolayısıyla S&P 500’den çok daha hızlı ayı piyasasına girme konusunda geçmiş kayıtları olan XU100, bütünsel salgında daha dirençli kalabilmiştir. Uzun süredir çeşitli riskler nedeniyle ucuz kalmış olan piyasanın potansiyeli yüksek olmakla birlikte riskler açısından bir iyileşme olmadıkça potansiyelin gerçekleşmesi de sıkıntılı bir süreç olarak devam edecektir.

Grafik 3: XU100 Endeksi 1997-2022 arası
Türk lirası bazında fiyat hareketleri

Grafik 3’te ise XU100 Endeksi için inceleme dönemi olan 07/1997 ile 05/2022 arasındaki fiyat hareketlerine yer verdim. TradingView sitesinde, Türk lirası bazında aldığım değerler üzerinde kırmızı oklarla en yüksek seviyeleri yeşil oklarla da dip noktalarını işaretledim. Görüldüğü üzere arada çalkantılar olsa da yön hep yukarı doğru olmuş. Bu da uzun vadede hisse senetlerinin diğer yatırım araçlarına göre daha iyi getiriler sağladığı tezini destekliyor.

Ancak bu grafiğe bakarak getirilerin yüksek olduğunu söylemek yanıltıcı olabilir. Çünkü söz konusu dönemin özellikle son bölümlerinde gerek enflasyon gerekse de dolar kuru karşısında reel getiriler oldukça gerilerde kalmıştır. Her ne kadar BIST’te işlem görüp enflasyon ve döviz kurundan istikrarlı bir şekilde yüksek getiriler şirketler bulunsa da grafiğe bakarak ezbere yaklaşımlar yerine duruma özgü ve kapsamlı analizler yürüterek sonuca varmak daha sağlıklı olacaktır.

Herkese başarılar dilerim.

Ergun UNUTMAZ, 25.05.2022



(*)1 USD = 16,0000 TRY kuru üzerinden 24 Mayıs 2022 tarihli ve 2.375 seviyesindeki XU100 kapanış değeri, 1 dolar 48 sente denk gelmektedir. Dolar bazında önceki zirve değerleri ise 1 Kasım 2010 tarihi için 5,09 ve 2 Mayıs 2013 tarihi için 5,10 seviyelerindedir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.