Economy

DXY Endeksi Üzerine

Dolar Endeksi, portföy yönetimi kapsamında yakından takip ettiğim enstrümanlardan birisidir. Bu endeks benim için sadece ekonominin gidişatı hakkında bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda Forex piyasasında işlem yaparken bir yardımcı görev de yerine getirir.

Photo by: Mark Konig

Başka bir deyişle, rüzgarın yönü ve şiddeti hakkında bilgi içeren bir nevi rüzgar tulumu gibidir DXY Endeksi. Ben de bunu dikkate alarak kararlarımda bir son düzeltme yaparım. Bu konuları da mevcut pozisyonlarım kapsamında açıklayacağım, ama önce gelin bu dolar endeksinin ne olduğuna bir bakalım.

DXY Endeksi Nedir?

Söz konusu bu endeks; Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dolarının, diğer önemli para birimlerinden oluşan bir sepete karşı değişimini ölçmektedir. ABD doları Endeksi (DXY) şeklinde ifade edilen bu Endeks, Amerika Merkez Bankası (Federal Reserve System – FED) tarafından 1973 yılında geliştirilmiş olup başlangıç değeri 100 olarak belirlenmiştir. Dolar değer kazandıkça DXY Endeksi yukarı, değer kaybettikçe aşağı yönde hareket etmektedir. Doların değer kaybetmesi ise mesela Avronun değer kazanması demektir.

Doların değerinin kıyaslandığı sepette altı ekonominin para birimi yer almaktadır. Para birimleri büyüklük sırasıyla Avro (EUR), Japon Yeni (JPY), İngiliz Sterlini (GBP), Kanada doları (CAD), İsveç kronu (SEK) ve İsviçre Frangı (CHF)’dır. Bunların ağırlıkları ise Grafik 1’deki gibidir. Yalnız bu endeksi Bloomberg’in kullandığı dolar endeksi ile karıştırmamak gerekir, çünkü içerik ve ağırlık orada biraz daha farklıdır.

Grafik 1: DXY için kur sepeti

Neden Önemlidir?

DXY Endeksi gerek ABD ekonomisindeki gerekse de küresel ekonomilerdeki değişiklikleri yansıttığı için biz makroekonomik gelişmeleri takip edenler ve yatırım kararları alanlar için bir gösterge rolü üstlenmektedir. Enflasyon ya da deflasyon yönündeki hareketler, merkez bankalarının parasal genişleme ya da sıkılaştırma gibi politikaları doğrudan piyasada arz talep koşullarını etkilemekte ve başta döviz kurları ve endeksler olmak üzere diğer piyasaları da etkilemektedir.
 

Endeksteki Gelişmelerin Analizi (Piyasa)

Bu temel bilginin dışında kişisel yatırım kararlarımı verirken de izlediğim DXY göstergesi hakkında geçenlerde bir yorumda bulundum. Daha doğrusu DXY Endeksinin son yirmi yıllık sürecini inceleme altına alarak kritik dönüm noktalarındaki haberleri grafiğe ekledim. Aşağıdaki grafikte dört haber başlığı yer almaktadır ve bunların hepsi de FED’in para politikası kararlarındaki ciddi değişiklikleri ifade etmektedir.

İlk karar, 11 Eylül saldırısı sonrasında 2001 yılında ekonomiye sürülen büyük miktardaki likiditeye ilişkindir. İkinci haber 2002 yılının Şubat ayı sonunda yapılan FOMC toplantısı sonrasında ekonomideki bozulmalara ve yavaşlamaya karşı FED’in faiz oranlarını indireceğini duyurması üzerinedir. Her iki haber de DXY Endeksinde uzun soluklu bir düşüş ile sonuçlanmıştır. 2008 yılında 70’li seviyelere kadar çekilen Endeks sonra toparlanma çabası gösterse de yaşanan krizler, yavaşlama ve toparlanma döngüsü ile 2013 yılındaki ciddi politika değişikliğine kadar ortalama 80 değeri etrafında bir salınım sergilemiştir.

Grafik 2: DXY Endeksi (2000-2020) ve FED Kararları


Ben Bernanke başkanlığında, 2013 yılındaki FED toplantısında; bilançonun 2008 yılından beri $1 trilyon seviyesinden $3 trilyon seviyesine yükseldiği ve ilerideki bir tarihten itibaren FED’in tahvil alımlarının azaltılacağı duyurulmuştur. Bununla birlikte dolar değer kazanmaya başlamış, gelişmekte olan ülkelerden tekrar ABD varlıklarına geri dönüş yaşanmıştır. Son olarak ise 2020 yılının Mart ayında hem önceden gündemde olan durgunluk haberleri hem de Covid-19 kaynaklı gelişmeler nedeniyle FED ciddi bir faiz indirimi ve müthiş bir parasal genişleme ilan etmiştir. Bu da akabinde dolarda değer kaybı getirerek, 102 seviyesine kadar çıkmış olan DXY Endeksinin gerilemesine neden olmuştur.

Quo Vadis? (Buradan Sonra Nereye Gideriz?)

Bu da yine milyon dolarlık bir sorudur. Cevabını bizim bilmemiz mümkün değil tabi, ancak kişisel hesaplamalarım ve öngörümü tarihe bir not düşmek açısından paylaşabilirim. İlerde neden para kaybettiğimi görmek için ya da başarılı olursam izlediğim stratejiye bakmak için buraya dönerim. Son kısımda uyarı var, ama metin içinde de belirteyim: Bu tamamen kendi risk yönetimim ve getiri beklentim çerçevesinde kişisel hesaplamalarıma dayanan bir pozisyon bilgisi olup milyarlarca dolarlık işlem hacminin döndüğü bir piyasada fiyatlara bir etkisi yoktur. Kişisel kaynaklarınız içinse bu yöntemi izlemek kayıp unsurları içereceğinden danışmanınıza başvurmanız ya da kendi sorumluluğunuzda hareket etmeniz gerekmektedir. 

Grafik 2’de alt kesiminde biri kesikli, diğeri düz iki yeşil çizgi bulunmaktadır. Bunlar teknik analiz kapsamındaki çizgiler gibi görünse de ikinci bölümdeki ekonometrik model kapsamında açıklanacak olan, tamamen kişisel düşüncelerimi yansıtan trend kanallarıdır. Bunun anlamı 2008 yılından beri inişler ve çıkışlarla devam eden yükseliş eğiliminin 2011 ve 2014 yıllarında iki kere ihlal edilip alttaki kesikli çizgiden tekrar yükseliş kanalına dönüldüğüdür. Geçtiğimiz hafta da bu eğilim bozulma göstererek Endeks değeri 90,562 seviyesinden kapanış yapmıştır. 

Ben daha önceki raporumda grafikte belirttiğim düz yeşil çizgiye güvenerek EURUSD paritesi için satış yönünde pozisyonlar açmış (short), gerekçesini Piyasa Analizleri ve Beklentiler yazımda belirtmiş ve 1,2100 seviyesinde zararı kes (stop-loss) uygulayabileceğimi aktarmıştım. Nitekim 1,2100 geçildiğinde pozisyonlarımın bir kısmını kapattım. Ancak göstergelerin seviyesi yanında Perşembe gününe ait mumun bana göre bir yorulma, Cuma günkü mumun ise bir geri dönüş işareti hissi veriyor olması nedeniyle ilk düşüncemi koruyorum. 

Aynı şekilde yukarıdaki yazımda belirttiğim gibi, Cuma günü 1,3477 seviyesinden GBPUSD için de satım yönünde pozisyon açtım. Madalyonun diğer yüzünde de USDCAD ve USDJPY için mevcut (long) alım yönündeki pozisyonlara ilaveler yaptım. Evet her birisinin ayrı ayrı hikâyesi var, ancak DXY için çizdiğim tahmin patikası bunda belirleyici olmuştur. Ve evet bu işlemlerin dördü de riskli ve tam tersi pozisyon alanların son derece haklı olabileceği bir ortamda gerçekleşmektedir. 

Benim genel öngörüm, kısa vadede DXY Endeksinin 89,70 seviyesine kadar gerilese de devamında yukarı yönlü bir düzeltme gerçekleştireceği yönündedir. Bu düzeltmeyi kendimce 93,85 yakınları olarak düşünüyorum. Buradan sonra ise uzun vade bakımından DXY Endeksinde 79,75 seviyesine kadar çekilebilecek, zamana yayılan bir düşüş bekliyorum. Bunun anlamı da uzun vade için EURUSD ve GBPUSD’de ileride alım; USDCAD ve USDJPY için satış yönüne geçebileceğimdir. Bunlarla ilgili grafikleri de konuyu bölmemek için Twitter üzerinden ayrıca paylaşırım. O hâlde tekrar kısa vadeli plana dönersek, bu noktadan sonra benim için yukarıda belirtilen pozisyonlarım bakımından üç farklı senaryo vardır:

Senaryo 1: DXY 89,35 noktasının altına hacimle ve güçlü bir şekilde geçerse bireysel olarak pozisyonları değerlendirmekle birlikte hepsini ivedilikle kapatır, aynı anda ters yönde işlemler açma planımı devreye sokabilirim.

Senaryo 2: DXY 89,35 noktasına sarktıktan sonra dönüş onayı ile veya bulunduğu 90,701 seviyesinden yukarı hareket ederse bireysel olarak pozisyonları değerlendirmekle birlikte hepsine ilaveler yapabilirim.

Senaryo 3: En çok zarar yazacağım senaryo bu olacağı için dilerim olmaz, ama dikkate almalıyım. Önce senaryo 1 gerçekleşir ve ters pozisyonlar açtıktan sonra genel beklentime tekrar döneriz. Bu durumda hem birinci hem de ikinci pozisyonları zararla kapatıp yeni (ilk durumdaki) pozisyonlar açma yoluna gidebilirim. Buradaki sıkıntı yaklaşan yıl sonu işlemlerinin ve tatil sürecinin riskini de almak isteyip istemem olacaktır.

İzleyip göreceğiz.

Herkese de bu vesile ile “kendi planında” başarılar diler, kendi çizdikleri çizgiye yatırım yapmalarını tavsiye ederim. En doğru çizgi, size başarı getiren çizgidir; ki bunun da temelinde iki mum gölgesi yerine derin bir hesaplama, uzun bir çalışma yatıyor olmalıdır.

Saygılarımla.

Endeksteki Gelişmelerin Analizi (Ekonometrik Model)

Bu kısım biraz teknik olacak ve kullandığımı modeli birebir yansıtmaktan ziyade ekonometrik bir analizin genel hatlarını gösterecektir.

İlk aşamada DXY Endeksi için yukarıdaki grafiğe paralellik sağlamak için, Yahoo Finance sitesi üzerinden DXY için aylık kapanış verilerini aldım. Ardından veri setini Excel ve EViews üzerinde çalışabileceğim biçimde düzenleyerek çeşitli testlere tabi tuttum. Bu tür analizlerde öncelikle veri setinin durağan olup olmadığı incelenmelidir. Biraz yüzeysel de olsa burada kısaca bu kavrama ve birim kök testi sonuçlarına yer vereceğim.

Zaman serilerinin durağan olması olarak ifade edilen şey; zaman içinde ortalama ve varyansın sabit olması ve gecikmeli iki zaman periyodundaki değişkenlerin eşdeğişirliğinin (covariance), değişkenler arasındaki gecikmeye bağlı olup zamana bağlı olmaması demektir.

Grafik 3: DXY için Getiri

Birim kök testlerinden önce Grafik 3’de yer verdiğim üzere DXY Endeksi için getiri oranları ile görsel bir çıkarımda bulunmakta fayda var. Grafikte getiri oranının ±0,02 bandında dalgalandığı ve bazı dönemlerinde ±0,04 aralığında gidip geldiği görülmektedir. Bu durum getiri serisinin durağan olabileceği hakkında önsel bir bilgi vermektedir. Ancak ben getiri yerine Endeks değeri ile çalıştığım için bu bilgiyi ekonometrik açıdan teyit etmek istedim. Bu bağlamda da Genişletilmiş Dickey–Fuller (ADF, Augmented Dickey – Fuller) ve Philips Perron testlerini kullandım.

Tablo 1: ADF Birim Kök Testi Sonuçları (Seviyede)

ADF Testine ilişkin sonuçlar; DXY değişkeninin endeks değeri düzeyinde durağan olmadığı şeklindedir. “Değişkenin birim kök içerdiği” yönündeki hipotez test istatistikleri ile reddedilmektedir. Bunun ardından değişken için birinci fark alınarak yürütülen çalışmada DXY Endeksi için elde edilen test sonuçları test istatistiği için kritik değerleri aştığı için durağan hâle getirilmiş olmaktadır. Tablo 1’de ve Tablo 2’de bu çıktıları sundum.

Tablo 2: ADF Birim Kök Testi Sonuçları (Birinci Fark)

Bunu müteakip, birinci fark olarak kullanacağım DXY değişkeninin histogramına ve tanımlayıcı istatistiklerine baktım. Tablo 3’de yer verdiğim sonuçlar, Jarque Bera istatistiğinin 17,12 ve buna ilişkin olasılık değerinin sıfıra yakın olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile “Veriler normal dağılım gösterir” hipotezi yüzde 95 güven aralığında reddedilmektedir. 

Tablo 3: DXY için Histogram ve Tanımlayıcı İstatistikler

Çalışmanın bir sonraki aşamasında ise ARMA(p,q) modellerini farklı yapılarda en küçük kareler yöntemi ile inceledim. Bu analizlerden AR(1) modeline ilişkin çıktıya bakarak; değişken için birinci gecikmede serisel ilgileşim olduğu ve değişkenin oynaklık kümelenmesi özelliği taşıdığı söylenebilir.  Hem bu model, hem de AR(1) ile yürüttüğüm öngörü Tablo 4’te sunulmaktadır. Ancak detaylı çalışmak isteyenlere ARCH ve GARCH modellerini de denemlerini önerebilirim.

Tablo 4: AR(1) Modeli için Test Sonuçları ve Öngörü

SONUÇ

Bu kadar analizden sonra tekrar başladığımız yere ve DXY Endeksindeki hareketlere dönersek; elde ettiğimiz istatistikleri aşağıdaki grafikteki gibi DXY değişkeniyle birleştirebiliriz.

Grafik 4: DXY’ye uyarlanmış model sonuçları

Böylece 252 gözlem içeren veri setinin ortalamasının 90,89 olduğu ve son kapanışın da bu seviyeye çok yakın olduğu anlaşılmaktadır. 1 standart sapmalık alt sınır kesikli yeşil, üst sınır ise kırmızı çizgi ile işaretlenirken; 2 standart sapmalık alt sınır düz yeşil, üst sınır ise kırmızı çizgi ile belirtilmiştir. Logaritmik trend doğrusunun konumu ve makroekonomik gelişmelerin bende uyandırdığı izlenim kapsamında; bulunulan noktadan yuları doğru bir çıkış, bunun ardından da alt sınıra kadar sürüklenecek uzun vadeli bir düşüş yaşanacağı kanaatindeyim. Ancak varsayımlarım ve kullandığım model tamamen kişisel beklentilerim çerçevesinde şekillendiğini bir kere daha vurgulamak isterim. Bu yüzden herkese kendi planında başarılar dilerim.


Ergun UNUTMAZ, 05.12.2020


UYARI

Uzun vadeli portföyüme ek olarak döngüsel trendlere uygun olduğunu düşündüğüm orta vadeli ve alım-satıma yönelik olarak da kısa vadeli portföyüm için yaptığım öngörüler sadece kendime notlar olup herkes için uygun değildir. Buradaki fikirler tamamen benim portföy maliyet yapıma ve getiri-risk beklentime göre şekillenmektedir. Yatırım kararlarınız için lütfen yatırım danışmanınıza başvurun ya da kendi durumunuza uygun tercihlerde bulunun.

Herkes aynı resme bakıp farklı yorumlar çıkarabilir, o yüzden ben dahil başkalarının sözleri veya planları ile zor kazanılan birikimlerinizi riske atmayınız. Yatırım işi ciddi bir altyapı, birikim ve tecrübe gerektirmekte olup piyasalardaki değerler önceden bilinemez.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *