Economy

Ekonomi Politika Strateji 14

Eylül 2020

DEĞERLENDİRME VE GÖRÜŞLER

Søren Kierkegaard’ın “Hayat, geriye bakarak anlaşılır, fakat ileriye doğru yaşanmak zorundadır.” sözünün biz ekonomistler için biraz daha fazla anlam ifade ettiğini düşünüyorum.






“Dip noktasını bulduk mu, burası zirve mi, trend noktasının neresindeyiz?” gibi sorulara herkesin muhakkak kendince bir cevabı var. Finans dünyasında yatırım yapıyorsa olmalı da zaten. Cevabın kalitesini belirleyen ise geçmiş veri setinden çıkarılan anlamda ve geleceğe yönelik tahminin gücünde yatmaktadır; sonuçlar ise doğal olarak bakış açısına göre farklılık gösterecektir. Bu anlamda uzun vadeli yatırım stratejimin temelini oluşturan Ekonomi Politika Strateji Raporlarımın şimdiye kadarki performansından kendi adıma memnunum.

Bu rapor, küresel gelişmeleri izleyen; odak noktası olarak da daha ziyade finansal ve emtia piyasalarını etkileyen olayları öne çıkaran kişisel bir özettir. Tarafsız bir şekilde, saygın basın kuruluşlarında yer alan haberlere dayanarak not ettiğim bilgilerden oluşan değerlendirmeler, aşağıdaki beş soruya cevap aramaktadır:

Gelişme

Sebep / Sonuç

Beklenti / Strateji

Geçen Ay Neler Oldu?

Neden Oldu?

Bu Ay Neler Olabilir?


Hangi Etkileri Meydana Getirdi?

Nasıl Bir Strateji İzlemeli?

Eylül ayında finansal anlamda dış piyasalarda düzeltmelerin görüldüğü, BIST 100 içinse hafif yukarı bir yönelim yaşandığı söylenebilir. Ancak Türk lirasının ABD doları ve diğer para birimlerine göre değer kaybetmesi bu kazançları da törpülemiştir. Küresel olarak öne çıkan başlıklar ise: Covid-19’da ikinci dalga ve tekrar kapanma endişeleri, büyük merkez bankalarının kararları, Çin’de toparlanma işaretleri ile Trump – Biden seçim yarışının tempo kazaması olarak sıralanabilir. Bununla birlikte Azerbeycan-Ermenistan arasında yaşanan sorunlar ve Brexit tartışmaları Ekim ayında da gündemde kalacak gibidir. 

Dilerseniz geçtiğimiz ay yaşanan gelişmeleri bir de ülke ve bölge bazında inceleyelim: 

Grafik 1: JHU – Olay sayısı, kayıplar ve iyileşme durumu

Corona virüsü kaynaklı küresel olay sayısı 34 milyona yaklaşırken Eylül ayında bütünsel salgın nedeni ile hayatını kaybedenlerin sayısı 1 milyonu aşmıştır. John Hopkins Üniversitesinin yayımladığı istatistikleri ay sonu değerlerini yansıtacak şekilde yukarıya ekledim. Buna göre Amerika, Hindistan ve Brezilya’da durumun ciddiyeti ortadadır. Günlük olay sayısındaki artışlar ise ülkeleri daha katı tedbirler almaya ve ilave destek paketleri açıklamaya mecbur bırakmaktadır. Türkiye’de olay (vaka) ve hasta sayıları konusunda yapılan açıklama ise güven ekseninde tartışmalara ve (İngiltere’nin turizm listesi kararı gibi) dışarıda da yankılara sebep olmuştur.

Grafik 2: Kayıpların kıtasal dağılımı

BBC’nin haberinde ise bu 1 milyon kaybın hangi bölgelerde yoğunlaştığı inceleme konusu olmuştur. Grafik 2’den en düşük kayıpların Afrika kıtasında görüldüğü, Latin Amerika ve Kuzey Amerika’da kayıpların ise çok yüksek olduğu anlaşılmaktadır. 


Detay

Sebep – Sonuç

Beklenti – Strateji

ABD

Eylül ayının başında Trump, Çin ile ilişkilerin tekrar kopma noktasına geldiğini belirtse de sonradan durum biraz daha yumuşama göstermiştir. 


Salgına karşı destek paketi için görüşmeler sürüyor ve taraflar arasında uzlaşı sağlanacak gibi duruyor. Paket şimdilik Temsilciler Meclisinde onaylandı.


Başkan adayları Trump ve Biden arasında ilk canlı TV tartışması ay sonuna doğru gerçekleşti. 

Gerek para birimi değeri gerekse teknoloji şirketleri başta olmak üzere atışmalar uzun süredir devam ediyor. Bunun ne kadarı reel ne kadarı seçim sürecine ilişkin tartması zor.

İlk aşamada olmasa da sürecin devamında 2,2 trilyon dolarlık ilave paket üzerinde anlaşma sağlandı ve paket Senato’da da onaylanırsa uygulamaya geçecek.

Her ne kadar tartışmada heyecan yüksek olsa da net kazanan yoktur. Diğer taraftan Biden anketlerde liderliğini koruyor. 

ABD başkanlık seçimi yarışında münazara (Trump vs Biden)

Avrupa Birliği

İngiltere’nin, üzerinde anlaşmaya varılan Brexit planının bazı maddelerini ihlal etmeyi planladığını duyurması sıkıntı yarattı.

AB ve İngiltere adına müzakerecilerin ve heyetlerin bir araya gelerek olağanüstü koşullara uygun bir çözüm geliştirmesi bekleniyor. 

Almanya

Yangın, deprem vb. tehlikelere karşı tedbir amaçlı tatbikatlar zaten Alman disiplini içinde normal, ancak 30 yıl sonra ülke çapında bir Alarm Günü yapılmasını ilginç buldum.

Sirenler ve hoparlörler ile yapılan uyarı iki Almanya’nın birleştiği 1991 yılından beri yapılmıyordu.

Türkiye

Moody’s kredi notunu B1 seviyesinden B2’ye çekti. Kredi görünümü ise negatif olarak sabit tutuldu.




TCMB, politika faizini 200 bp arttırarak yüzde 10,25 seviyesine yükseltti.


BDDK, aktif oranında düzeltmeye giderken yabancılar için swap ve türev ürünlerde getirilen sınırlamalarda gevşemeye gitti.

Eylül ayında Yeni Ekonomi Programı açıklandı. 

Ödemeler dengesindeki kırılganlık, artan riskler ve çözüme yönelik sürece ilişki endişeler gerekçe gösterildi. Yatırım yapılabilir seviyenin altında bir not, ilave kaynak girişleri için önemli bir engel teşkil etmektedir. 

AOFM zaten yüzde 11,00 seviyesinde olduğu için dolaylı yapılan faiz artışı doğrudan artışla da onandı. 

Kaynak çıkışının artması, tedbirlerin faydası ve zararı yanında ekonomik şartlardaki sorunlar bu kararda etkili olmuş olabilir.

Döviz kurundaki artışlar ve ileriye dönük beklenen dolar kuru değerleri en çok dikkat çeken alan oldu.

Çin

Eylül ayına yüksek PMI rakamları ve canlı talep ile başlanması küresel olarak pozitif bir etki sağlamıştır.

Çin’in ihracatının artması hem üretim için ara malı ithalatı hem de genel toparlanma için umut verici. 

Kafkasya

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki anlaşmazlık sıcak çatışmaya dönüştü. Türkiye ve Rusya’nın da konunun içine çekildiği tartışma uçak düşürüldüğü iddiası ile tedirginlik oluşturdu.

BBC röportajına göre taraflar birbirini eleştiriyor. Azerbaycan yönetimi, Ermenistan’ın provakasyonlarına karşı tedbir aldığını söylerken, Ermenistan Dış İşleri Bakanı Azerbaycan’ı sabotajla suçluyor.

Petrol

Aşı konusundaki aşırı iyimserlik ve bütünsel salgında ikinci dalga endişeleri ile Brent türü petrol 40 USD seviyesinin altına geriledi. 

Uzun süredir yukarıda dirençle karşılaşan ve ilave talep henüz gelmediği için sıkıntı yaşanan bölgeden bir geri çekilme bence normaldir. Vadelere göre fiyat hareketlerinde bozulma olup olmadığı dikkate alınmalıdır. 

Diğer

FED Başkanı Jerome Powell istihdam verilerinde iyileşme görüldüğünü, ancak ekonomik aktivitede toparlanmanın uzun zaman alacağını belirtti. Bununla birlikte ne gerekiyorsa yapılacağını da ayrıca vurguladı.

Benzer şekilde ECB adına Christina Lagarde da 10 Eylül tarihindeki toplantıda risklere ve toparlanmanın yavaş olacağına değinmiştir. Kurlar konusunda ise bir hedefleri olmadığını belirtmiştir. 

Şüpheli Faaliyet Raporu ile ABD Hazinesine Mali Suçlar altında bildirilen belge nedeniyle Banka hisselerinde yoğun satışlar görüldü.

Riskleri işaret eden ve zaman faktörüne dikkat çeken bu konuşma düzeltmelerin belki de başlangıcı oldu. Diğer taraftan muazzam parasal genişleme bir çapa etkisi yapmaya devam ediyor.


Sayın Lagarde, bir soru üzerine de Avrupa Bölgesi için bir deflasyon riskinin mevcut verilerle görünmediğini söylemiştir. Düşük enerji fiyatları ve zayıf talep, enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmaktadır.

Yapılan ilk açıklamalar bunun yasa dışı olmadığı yönünde ve sonradan fiyatlar toparlansa da piyasaların bu tür haberler karşısında tedirginliği bir kere daha görüldü. 

Ergun UNUTMAZ, 05.10.2020


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *