Economy

Ekonomi Politika Strateji 21

Nisan 2021


Søren Kierkegaard’ın sevdiğim bir sözü vardır:

“Hayat, geriye bakarak anlaşılır, fakat ileriye doğru yaşanmak zorundadır.”


Bu sözü hem ekonomik analiz çerçevesinde bir bakış açısını aktaracak şekilde kullandığımdan, hem de Ekonomi Politika Strateji (EPS) yazılarımın bir yansıması hâline geldiğinden bu ifade benim için biraz daha değerlidir. Geçmiş veri setinden çıkarılan anlam ve geleceğe yönelik tahminin önemine yapılan vurgudur öne çıkarmak istediğim tema.

Bu raporu ilk defa okuyanlar için EPS raporlarımın, küresel gelişmeleri izleyen, odak noktası olarak da daha ziyade finansal piyasaları ve emtia piyasalarını etkileyen olayları öne çıkaran kişisel bir özet olduğunu belirtmek isterim. Tarafsız bir şekilde, saygın basın kuruluşlarında yer alan haberleri kaynak göstererek not ettiğim bilgilerden oluşan değerlendirmeler, aşağıdaki beş soruya cevap aramaktadır.

Gelişme

Sebep / Sonuç

Beklenti / Strateji

Geçen Ay Neler Oldu?

Neden Oldu?

Bu Ay Neler Olabilir?

.

Hangi Etkileri Meydana Getirdi?

Nasıl Bir Strateji İzlemeli?

Her ne kadar Covid-19 bütünsel salgını temasını bu rapora dâhil etmekten hoşlanmıyor olsam da küresel olarak bütünsel salgın ekonomiden finansa, sağlık ve yaşama dair birçok konuyu etkilediği için en azından John Hopkins Üniversitesi verileri ile olay ve kayıp sayılarını küresel olarak izliyorum. Aşağıdaki grafikte hem olay hem de kayıp sayıları dünya çapında yoğunluklara göre işaretlenmiştir. Burada sayı şeklinde geçiyor, ancak 152 milyon olay ve Covid-19 nedeniyle vefat eden 3,2 milyon insandan bahsettiğimizi, yitirilen yaşamların söz konusu olduğunu tekrardan hatırlatmak isterim. İster komplo ister gerçek neye inanıyorsunuz bilmiyorum ama kendinizi ve sevdiklerinizi lütfen koruyun. Bu kapsamda aşı tartışması ve karşıtlığı konusuna da girmeyeceğim, ama gündelik hayata hızlıca dönebilmek için aşılama sürecinin de yoğun bir şekilde sürdüğünü görüyorum.


Kaynak: John Hopkins University

Bütünsel salgının yayılma hızını ifade eden olay sayılarını aşağıdaki grafikte (solda) milyon bazında sarı çizgiyle görüyoruz. Artış hızı dönem dönem azalmış olsa da yükseliş mutasyonlarla birlikte devam etmektedir. Sağdaki grafikte ise bu kez logaritmik ölçek ile aynı verilere baktığımızda artış hızının aşılama sürecinin başlaması ile birlikte düzleştiği anlaşılmaktadır. Buradan çıkan sonuç bir süre daha sıkıntılı günlerin önümüzde olduğudur. Bununla birlikte uygulamalarda görülen farklılıkların jeopolitik risklere ek bir gerilim unsuru yaratacağı düşüncesiyle bunu da ayrıca bir not alarak buraya yazmakta fayda var.


Kaynak: Bloomberg

Ekonomi bakımından bu sayıların nasıl bir anlam ifade ettiğine gelirsek ABD’de aşılama konusundaki güçlü tempoya nazaran Avrupa Birliği’ndeki (AB) gecikmeler ekonomik üretim ve tüketim alışkanlıklarını, dolayısı ile de büyüme rakamlarını doğrudan etkilemektedir. Aşağıdaki görselde önemli AB üyesi ülkelerdeki birinci çeyrek büyüme değerleri gösterilmektedir. Yüzde 2,5’ten büyük ekonomik daralmaların kırmızının koyu tonu ile gösterildiği haritada mavi rengin en koyu tonu yüzde 1,0’in üzerindeki ekonomik büyümeyi ifade etmektedir. Aradaki tonlar içinse değerler üst kesimde belirtilmiştir. Durumun özellikle de AB’nin itici gücü olan Almanya için iç açıcı olmadığını vurgulamak isterim.

Kaynak: Bloomberg

Dilerseniz gelin geçtiğimiz ay yaşanan olayları bir de ülke ve bölge bazında klasik tablomuz üzerinden inceleyelim:


Detay

Sebep – Sonuç

Beklenti – Strateji

ABD

Nisan ayı toplantısında FED gerek parasal ve mali politikaların etkisi gerekse de aşılama süreci sayesinde ABD’deki toparlanmanın olumlu olduğunu belirtti. Powell, büyüme ve iş imkânlarının beklenenden çabuk iyileşeceğini kaydetti.

Başkan Joe Biden’ın gelir ve servet bakımından eşitlik getireceği sözü yeni ekonomik planı da destekliyor, ancak ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecek.

Varlık alımları aylık 120 milyar dolar seviyesinde, faiz oranları ise sıfır noktasında sabit tutuldu. Ancak toparlanmanın küresel boyutta aynı hızda ilerlemediğini de kaydetmek gerekir.


Biden’ın planında en üst dilimdeki vergilerin %39,6’ya kurumlar vergisinin de %28’e çekilmesi yer alıyor. 2018 yılında ABD, tüm OECD ülkelerinin gerisinde kalmıştı.

Birleşik Krallık

6 Mayıs tarihinde İskoçya, Londra ve diğer bazı bölgelerde seçimler yapılacak ve “bağımsızlık” yanlıları üstün gelir de “referandum” tartışmaları tekrar başlarsa Johnson için zor günler oluşabilir.

Her ne kadar AB’den ayrılma süreci sancılı ve sorunlu geçse de Johnson gücünü koruyabilmişti. Ancak bu tür bir senaryoda riskleri hesaplamak biraz daha zor.

Avrupa Birliği

22 Nisan tarihli Avrupa Merkez Bankası toplantısında faiz oranlarında ve varlık alımlarında değişikliğe gidilmedi.

Zaten bütünsel salgının etkisi ile ekonomilerde daralma görüldüğü için bir değişiklik de beklenmiyordu. Enflasyondaki artış olasılığına ilişkin notu ise bir kenara yazmakta fayda var.

Kaynak: Eurostat

Almanya

Avrupa Bölgesi için de bir itici güç olan Alman ekonomisi, ekonomistlerin beklentisinin üzerinde bir daralma sergiledi.

Özel tüketim harcamaları kapanmalar ve tedbirler nedeniyle gerilerken ihracat kısmındaki gelişmeler büyümeye katkı sağladı.

Japonya

İmalat sanayi ile hizmet sektörü arasındaki fark açılıyor. Satın alma yöneticilerinin kararlarını gösteren PMI Endeksinde hizmetler için daralma görünüyor.

Gerek kapanma ve tedbirler gerekse de belirsizlik tüketim ve üretim kararlarını ciddi oranda etkiliyor. Olimpiyatların ise Temmuz ayında yapılması planlanında bir değişiklik yok.

Kaynak: Bloomberg

Rusya

Rusya’nın Ukrayna sınırına konuşlandırdığı askeri birlikler ve devam eden sevkiyat endişe verici. Bunun dışında Alex Navalny konusu da giderek büyüyor.

Rusya’nın dolara bağımlılığını kırmak adına Putin’in çok yıllı bir planı vardı ve 2013’ten beri ilk defa ihracat kalemleri arasında ABD doları bazında ihracatın payı yüzde 50’nin altına geriledi.

Gerek ABD gerekse de AB’den tepkiler gelmiş olsa da Putin iki konuda da şimdilik geri adım atmaktan yana değil. Rusya tahvilleri ve ruble düşüşte.

ABD dolarını rezerv para statüsü için Çin ve Avrupa Birliği cephesi ekseninde bu senaryo komplo/gerçek aralığında yıllardır gündemde olan bir temadır. Hatta kripto paralar da yangına benzin dökmek gibi tartışmaları genişletmiştir. İzlemeye devam.

Kaynak: Bloomberg

Türkiye

Biden’ın 1915 olaylarını Ermeni Soykırımı olarak tanıyacağını belirtmesi Nisan ayında Türkiye için ilk akla gelen maddelerden birisiydi.

Rusya – Ukrayna gerilimi kapsamında ABD’nin boğazlardan geçecek iki savaş gemisi için Putin “Çok tahrik edici.” açıklamasını yapmıştı.

29 Nisan – 17 Mayıs tarihleri arasında 2,5 haftalık kapanma kararı ve virüsün yayılmasına karşı yeni önlemler açıklandı.

Objektif bir şekilde yürümeyen ve her fırsatta çeşitli ülkelerce koz olarak kullanılan bu konunun ABD tarafından da gündeme getirilmesi sıkıntılı.

Risklerin zaten yüksek olduğu bir ortamda uluslararası sözleşmeler ve diplomasi hakim gelmelidir. Bu tür eylemler tansiyonu daha da yükseltir. Neyse ki ABD tarafı geri adım atmıştır.

Avrupa ve Amerika’da da benzer kararlar alınmıştı. Uygulamladaki farklılıklar ve aşılama sürecinin sonuçlar üzerinde etkisi belirleyici olacaktır.

Çin

2021 yılının ilk çeyreğinde, bir önceki yıla göre %18,3 seviyesinde bir ekonomik büyüme ile Çin’den rekor geldi.

Her ne kadar geçen seneki kapanmanın bu artışta ciddi etkisi olsa da beklentiler ve talebin güçlü olduğu söylenebilir.

Kaynak: Bloomberg

Diğer

WTI türü petrolde Mart ortasında görülen $65 zirvesi ardından gevşeme gelmişti. Ancak güçlü PMI verileri ve ertelenmiş talebin etkisi ile tekrar aynı seviye deneniyor.

Hindistan için Covid-19 oldukça sorunlu geçiyor. Son mutasyonla birlikte hastaneler adeta savaş koşullarını çağrıştırıyor. Şartlar çok ağır ve ABD buradan gelen uçuşlara tekrar katı önlemler uygulamaya başladı.

Hava yolları başta olmak üzere sanayideki canlanma olumlu, ancak kalıcı büyüme için talebin sürdürülebilirliği bu noktada dikkatli incelenmeli.


Ocak ayında aşılama başlamış, sürecin devamı için ümit oluşmuştu ancak ikinci doz için yaşanan sıkıntılar ve hükümet tarafından verilen sözlerin tutulamaması durumu virüsün ülkeyi kasıp kavurduğu bir noktaya getirdi.

Ergun UNUTMAZ, 03.04.2021


3 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *