Agenda,  Economy,  Stock Analysis,  Various

Piyasa Analizleri 24 01

Ocak 2024


Seçilmiş borsa endeksleri, döviz kurları ve sabit getirili menkul kıymetlerden oluşan geniş bir veri seti izliyorum ve bu yazıda geçen ay piyasalardaki gelişmeleri grafikler üzerinden yorumlayacağım. Zaman yönetimi ve yapılacak işler sıralamasında, A noktasından B noktasına geçişi anlamak, olaylar arasında bağlantı kurmak ve bunlara göre pozisyonları gözden geçirmek son derece önemlidir. Bu yolculuk oldukça inişli çıkışlı olsa da ay sonunu nerede bitirdiğimiz başarı açısından daha az gürültü içerir ve uzun vadeli eğilimi görmek açısından fayda sağlar. Tabi kısa vadeli işlemler ve alım satımlarda bu son derece riskli bir yaklaşım olur ki bu tür işlemlerde kullanılacak araçlar planla uyumlu olmalıdır.

Bu yazının ikinci bir katkısıysa; B noktasından C noktasına gidişin nasıl olabileceğini yorumlamak için daha fazla veriye sahip olmanın sağladığı avantajdır. Seçmiş olduğum para ve sermaye piyasası araçlarındaki değişimlere bakarak önümüzdeki ay için kendi varsayımlarımla planlarımı oluşturuyorum.



Ocak ayında açıklanan, Aralık ayı enflasyon verilerini Twitter üzerinden bağlantıdaki akışta paylaştığım için burada tekrara düşerek vaktinizi de almayacağım. Dileyenler son verileri kısa akışlardaki grafiklerden izleyebilir. Anlık olarak haberdar olmak isterseniz de hesabımı takip edebilirsiniz.

1) Türkiye
2) Amerika Birleşik Devletleri
3) Almanya
4) Avro Bölgesi
5) Birleşik Krallık

03 Ocak 2024
11 Ocak 2024
16 Ocak 2024
17 Ocak 2024
17 Ocak 2024

Ocak ayında izlediğim merkez bankalarından üçünün toplantısı vardı. Para politikası faizleri, enflasyon oranları ve geleceğe yönelik beklentiler ilginizi çekiyorsa güncel Para Politikası yazımı inceleyebilirsiniz.


Buyrun, Ocak ayında piyasalarda fiyatlama ve kazançlar nasıl olmuş grafiklerle bakalım.


1 – Seçilmiş Borsa Endekslerinin Performansı (Aylık Görünüm)


Temel olarak dört farklı ülkeden, altı farklı endeksi izliyorum. Bunlar: Amerika Birleşik Devletleri açısından S&P 500 (SPX), Nasdaq (IXIC) ve Dow Jones Industrial Average (DJI); Japonya için Nikkei 225 (NI225); Almanya için DAX (DAX) ve Türkiye için de BIST 100 (XU100) endeksleridir.

Bu endekslerin performansını öncelikle aylık verilerle kontrol ediyorum. İkinci aşamadaysa 31 Aralık 2019 tarihli kapanışları baz olarak aldığım standardize edilmiş ve karşılaştımalı bir analiz yürütüyorum.


Grafik 1’de bu altı endeksin kendi para birimleri üzerinden Ocak ayı performanslarını inceledim.

Tüm endeksler yıla iyi başlarken BIST 100 Endeksi yüzde 13,74’lük getiriyle açık ara öndedir. Nikkei Endeksi de yüzde 8,43 gibi iyi bir getiri kaydetmiştir. S&P yüzde 1,59 kazanç sunarken . Diğer endeksler de yüzde 1,00 civarı getiri sağlamıştır.

Grafik 1: Seçilmiş endekslerin Ocak ayı getirileri
(kendi para birimi üzerinden)


Para birimi yanılgısına düşmemek için Grafik 2’de dolar bazında bir dönüşümle, seçilmiş endekslerin Ocak ayı performanslarını sunuyorum.

BIST 100 Endeksi Türk lirasındaki sınırlı değer kaybı nedeniyle getirilerin bir miktarını bırakarak dolar bazında yüzde 10,74’lük bir artış sergilemiştir. Benzer şekilde Nikkei Endeksinin de dolar bazında getirisi yüzde 4,06’ya düşmüştür. DAX içinse dolar karşısındaki düşüş nedeniyle yüzde 0,91 getiri eksi 1,1’lik kayba dönüşmüştür.

Grafik 2: Seçilmiş endekslerin Ocak ayı getirileri
(ABD doları üzerinden)

Grafik 3’teyse izlediğim para birimlerinin ABD dolarına göre aylık değişimleri ve DXY Endeksi görülüyor. DXY Endeksi Ocak ayında yüzde 2,10’luk değer artışı göstermiştir. Diğer tüm para birimleri bu süreçte değer kaybetmiştir. Japon yeni yüzde 4,03’lük kayıpla ilk sıradadır. Türk lirası yüzde 2,64 değer kaybederken avronun değer kaybı yüzde 2’ye yakındır. Kanada doları yüzde 1,42 düşerken İngiliz sterlini yüzde 0,28’lik düşüş kaydetmiştir.

Grafik 3: DXY Endeksi ve döviz kurlarındaki hareket

2 – Seçilmiş Borsa Endekslerinin Performansı (Yıllık Görünüm)


Grafik 4’in sol tarafında geçen 3 yılın performansı, devamında da bu yıla ait aylık kapanışlarla ve 31 Aralık 2019 baz döneme göre elde edilen getiriler yer almaktadır. Grafiğin büyük bir bölümünde BIST 100 Endeksinin diğer tüm endeksleri geçen performansı dikkat çekicidir.

BIST Endeksi Ocak ayı sonunda değerini 7 kattan fazlaya çıkarmış ve böylece 6 katın üzerinde (%640,42) getiri sağlamıştır. Diğer endekslerse %27,59 ila %69,00 arasında kazanç sunmuştur. Bu veri doğru olmakla birlikte tabi ki gerçekçi değil, bir yanılsamadır.

Grafik 4: Seçilmiş endekslerin baz yılı üzerinden performansları


Çünkü söz konusu endekslerin hepsi ABD doları bazında değildir ve döviz kuru farklılıkları fiyatlara yansımamıştır! Bu da getirilerin yanıltıcı olmasına yol açmaktadır ve yukarıda döviz kurlarındaki değişim bölümünde değindiğim bu etkiyi ayrıştırmak gerekir: 


Grafik 5’te bu soruna yönelik olarak uyguladığım dönüşüm sonrası durum görülmektedir. ABD dışındaki piyasaların para birimini endekslerle aynı tarihlerdeki dolar kuru üzerinden düzelterek baz dönem üzerinden verileri tekrar hesapladım.

BIST Endeksi tüm dönemlerde en çok kazandıran borsa değildir!

Grafik 5: Seçilmiş endekslerin baz yılı ve USD üzerinden performansları

Bununla birlikte, 2022 Eylül sonrasında en alttan en yukarı doğru çıkan seyir dikkat çekiçidir. 2023 yılı Şubat (143,81) zirve olmuş ve Türk lirasının, özellikle de seçim sonrası değer kaybıyla Haziran ayına kadar dolar bazında kayıplar yaşanmıştır. Ağustos ayında 153,91 ve Eylül ayında 157,86 ile yeni zirveler başaran BIST sonrasında Aralık ayında tekrar 131,20 seviyesine kadar gerilemiştir.

Ocak ayı sonunda, baz döneme göre 145,29 seviyesine gelen BIST Endeksi için dolar bazında getiri %45,29’dur. Dolar bazında üçüncü sırada bir konum BIST yatırımcıları için oldukça iyidir. Diğer endekslerse yüzde 13,64 ila yüzde 69,00’a uzanan bir aralıkta getiri sunmuştur. Referans noktasının altında kapanış gerçekleştiren endeks bulunmamaktadır. Döviz kurundaki değer kaybı, ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler ve İsrail-Hamas savaşı nedeniyle Ekim ayında yüksek düşüş gösteren piyasalar iyi bir Ocak ayı geçirmiştir. Negatif ayrışan BIST 100 ise Ocak ayında iyi bir çıkış göstermiştir.



Grafik 1 ve 2’de aylık döviz kurunun etkisini gördük. Döviz kurları peki bu uzun dönemde nasıl bir rol oynamıştır?

BIST’in sunduğu yüzde 640,42’lik getiri gerçek değil midir?

Türk lirası bazındaki bu kazanç neden yanıltıcıdır?

Grafik 6: Seçilmiş döviz kurlarının baz yılı üzerinden performansları


DXY Endeksi bütünsel salgından beri 89,68 seviyesini gördükten sonra Ocak ayını 103,51 seviyesinden kapatmıştır. ABD doları Ocak ayında değer kazanırken başta Japon yeni olmak üzere diğer para birimleri değer kaybetmiştir. Avro, sıkıntılı bir ayı 1,0818 seviyesinde tamamlarken Türk lirası 30,3063 seviyesinde ayı tamamlamıştır. Aylık değişimleri Grafik 3’te sunduğum için şimdi piyasa kapanış seviyelerini kenara koyarak Grafik 6’da baz döneme göre değişimlere bakalım.

Baz döneme göre DXY Endeksi Ocak ayı kapanışı 107.00 ile yüzde 7’lik bir değer artışını göstermektedir. Türk lirası söz konusu dönemde yüzde 80,37 oranında değer kaybetmiştir. Başka bir deyişle yurt dışından döviz getirerek Türk lirası varlıklarda kazanç elde eden yatırımcılar dönem sonunda bunları tekrar dövize çevirdiğinde o yüksek getirilerin önemli bir bölümünün kaybolduğu gerçeği ile karşılaşmıştır.

Türk lirası üzerinden elde edildiği düşünülen, yukarıda Grafik 4’te gösterilen yüksek kazançlarsa maalesef bu yüzden bir yanılsamadır. Yanılsama, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değer kaybının bu getirinin büyük kısmını geri almasından kaynaklanmaktadır.

Dolayısıyla yurt içinde enflasyona, yurt dışı piyasalara yatırım yapıyorsanız da enflasyon yanında döviz kuru riskine de dikkat etmeniz gerekmektedir. Bu genel ilke tüm piyasalar için geçerlidir. Grafik 7’de bu nedenle BIST 100 Endeksinin Türk lirası (beyaz) ve ABD doları bazında (sarı) bütünsel salgından beri piyasa fiyatlarıyla performansını gösterdim. Burada endeksleme ve standardizasyon olmaksızın doğrudan fiyatlar görülmektedir. TradingView hesaplamasında muhtemelen dolar kuru hesabında benim şimdiye kadar aktardığım bilgilerden dolayı ufak bir fark var. Ancak sonuç değişmiyor. Yüzde 640,42 getiri Türk lirası bazındadır ve dolar bazında getiri aynı dönem için yüzde 45,29’dur.

Grafiğin sol üst köşesine de TÜİK verileriyle TÜFE Endeksine göre BIST 100’ün performansını ekledim. İyi haber, enflasyona göre borsada yatırım yapanlar birikimlerini korumakla kalmayıp artı getiri de üretebilmiştir.

Grafik 7: BIST 100 Endeksi Türk lirası ve ABD doları bazında
BIST 100 Endeksi ve Enflasyon



Grafik 8’de aynı seçilmiş endekslerin dolar bazında ve bir önceki aya göre getirilerini uzun bir aralık için gösterdim.

BIST Endeksi (turkuaz) oynaklığı yüksek bir seyir sergilemektedir. Bir ay aşırı pozitif diğer bir aysa aşırı negatif hareket etmektedir. Spekülatif hareketler ve riskler bu tür piyasalarda yaygın bir şekilde görülebilir. Uçlarda, heyecanlı bir portföy!

Grafik 8: Seçilmiş endekslerin dolar bazında aylık performansları

Grafik 9’daysa Türk lirasının ABD dolarına karşı değişimini sarı renkle ve sağ eksende; BIST 100 Endeksinin ay sonu kapanışlarıyla değeriniyse beyaz renkle ve sol eksende gösterdim.

Enflasyonun üzerinde, reel getiri elde etmek yanında, eğer yurt dışından Türkiye’ye yatırım yapıyorsanız kur riskine karşı da bir yönetim stratejisi izlemeniz gerektiği açıktır.

Grafik 9: BIST 100 Endeksi performansı ve yıllık enflasyon


3 – Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinin Performansı


Buraya kadar seçilmiş endekslerin getirilerine, baz yılı üzerinden performanslarına ve dolar bazında dönüşümle karşılaştırmalı kazançlara odaklandık. Bu kapsamda enflasyon verilerini de dikkate alarak reel kazançlar açısından iyi bir portföy yönetiminin bazı unsurlarını inceledik.

Şimdi de bono ve tahvil piyasası açısından ABD’de, sırasıyla 3 aylık, 2 yıllık ve 10 yıllık sabit getirili menkul kıymetlerin getirilerine bakalım:


ABD için 3 aylık Hazine Bonosu getirisi (sarı) Ocak ayı sonunda yüzde 5,375’tir. 2 yıllık Devlet Tahvili (kırmızı) yüzde 4,211 getiri sunarken 10 yıllık tahvillerin (mavi) getirisi yüzde 3,916 seviyesini kadar gerilemiştir (Grafik 10).

Enflasyonun (beyaz) yıllık olarak yüzde 3,30 düzeyinde olduğunu not ederek bono ve tahviller için reel getirilere dikkat etmek gerektiğini belirtmek isterim. Grafik 11’de, geçen 3 ayın enflasyonu üzerinden bir yakınsama ile gri sütunlarda reel getiri unsuruna yer verdim. Son olarak 10 yıllık tahvillerle 3 aylık bono getirisi farkı (sarı) ile yine 10 ve 2 yıllık tahvil getrilerinin farkı (mavi) üzerinden ekonomide yavaşlama ve durgunluk sinyallerine dikkat edilmelidir.

Grafik 10: Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Getirileri ve Enflasyon
Grafik 11: Getiri Farkları ve Reel Getiri


ABD için Grafik 12’de daha uzun bir zaman dilimi için de söz konusu ilişkiyi ayrıca gösterdim.

Yıllık enflasyonunun (kırmızı) ABD’de, yüzde 8,93 ile zirve yapmış olduğunu düşünürsek yüzde 2,00’lik hedefe ulaşmak giderek mümkün görünmektedir. Ancak bu zaman alacaktır. Tahvil piyasasındaki fiyatlamalar ve beklentiler faiz indiriminin Mayıs veya Haziran ayına kaldığı yönündedir. Hafif bir resesyonsa muhtemel.

Grafik 12: ABD – Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Getirileri ve Enflasyon


Her ne kadar artık bu sayfada yer vermesem de Almanya, Birleşik Krallık ve Türkiye için de gelişmeleri benzer şekilde grafiklerle izliyor, değişiklikleri portföy ayarlamalarında dikkate alıyorum.


Türkiye için mesela 3 aylık Hazine Bonosu getirisi (sarı) Ocak ayı sonunda yüzde 39,866’ya yükselmiştir. 2 yıllık Devlet Tahvili (kırmızı) yüzde 39,430 getiri sunarken 10 yıllık tahvillerin (mavi) getirisi yüzde 25,100 seviyesine gelerek normalleşme söylemine inanınırlık katmaktadır. (Grafik 13)

Enflasyonun (beyaz) yıllık olarak yüzde 64,77 düzeyinde olduğunu not ederek bono ve tahviller için reel getirilere dikkat etmek gerektiğini belirtmek isterim. Bu kapsamda Grafik 14’te, geçen 3 ayın enflasyonu üzerinden bir yakınsama ile gri sütunlarda bu etkiye yer verdim. Son olarak 10 yıllık tahvillerle 3 aylık bono getirisi farkı (sarı) ile yine 10 ve 2 yıllık tahvil getrilerinin farkı (mavi) üzerinden yandaki gibidir. Ufukta ciddi bir ekonomik yavaşlama görülmektedir.

Grafik 13: Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Getirileri ve Enflasyon
Grafik 14: Getiri Farkları ve Reel Getiri

4 – Emtia


Grafik 15: Altın, Brent türü petrol ve Kahve


Son olarak ilgilendiğim emtia kategorisinden Altın (sarı), Brent türü petrol (mavi) ve Kahve (beyaz) için Ocak ayındaki fiyat hareketlerini ve getiri oranlarını Grafik 15’de gösterdim. En yüksek oynaklık kahve fiyatlarındaydı ve Ocak ayı getirisi yüzde 3,05 olsa da bir ara yüzde 7’lere varan kayıplar ve yüzde 4’ü geçen getiri mevcuttu. Altın açısından getiri eksi yüzde 1,14 şeklinde gerçekleşti. Bunda yukarıda belirttiğim doların güçlenmesi ve Fed faiz politikasındaki beklentiler etkiliydi. Brent türü petrol yüzde 4,45 getiri sunarken buradaki dinamikler jeopolitik gelişmelere bağlıydı.



Herkese iyi bir Şubat ayı dilerim.

Ergun UNUTMAZ, 01.02.2024


UYARI

Uzun vadeli portföyüme ek olarak döngüsel trendlere uygun olduğunu düşündüğüm orta vadeli ve alım satıma yönelik olarak da kısa vadeli işlem, öngörüler ve yorumlar sadece kendime notlar olup herkes için uygun değildir. Buradaki fikirler tamamen kendi portföy maliyet yapıma ve risk-getiri beklentilerime göre şekillenmektedir. Yatırım kararlarınız için lütfen yetkili yatırım danışmanınıza başvurun ya da kendi durumunuza uygun tercihlerde bulunun.

Yatırım işi ciddi bir altyapı, birikim ve tecrübe gerektirmekte olup piyasalardaki değerler önceden bilinemez.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *