Economy,  Various

Piyasa Analizleri 24 03

Mart 2024


Seçilmiş borsa endeksleri, döviz kurları ve sabit getirili menkul kıymetlerden oluşan geniş bir veri seti izliyorum ve bu yazıda geçen ay piyasalardaki gelişmeleri grafikler üzerinden yorumlayarak önümüzdeki aylara ilişkin beklentilerimi paylaşacağım.



Mart ayında açıklanan, Şubat ayı enflasyon verilerini Twitter üzerinden bağlantıdaki akışta paylaştığım için burada tekrara düşerek vaktinizi almayacağım. Dileyenler son verileri kısa akışlardaki grafiklerden izleyebilir. Anlık olarak haberdar olmak isterseniz de hesabımı takip edebilirsiniz. Mart ayına ilişkin kesinleşmiş verilerse şu tarihlerde açıklanacak.

1) Türkiye
2) Amerika Birleşik Devletleri
3) Almanya
4) Avro Bölgesi
5) Birleşik Krallık

03 Nisan 2024
10 Nisan 2024
12 Nisan 2024
17 Nisan 2024
17 Nisan 2024

Mart ayı izlediğim merkez bankaları açısından tam bir şölen havasında geçti. Para politikası faizleri, enflasyon oranları ve geleceğe yönelik beklentiler ilginizi çekiyorsa Mart ayına ilişkin Para Politikası yazımı inceleyebilirsiniz. İlk faiz indirimini yapan İsviçre Merkez Bankası ve negatif faiz politikasını resmî olarak sonlandıran Japonya Merkez Bankası gelişmeleri üzerine hazırladığım Türkçe özeti Bonus olarak okuyabilirsiniz.


Buyrun, Mart ayında piyasalarda fiyatlama ve kazançlar nasıl olmuş grafiklerle bakalım.


1 – Seçilmiş Borsa Endekslerinin Performansı (Aylık Görünüm)


Temel olarak dört farklı ülkeden, altı farklı endeksi izliyorum. Bunlar: Amerika Birleşik Devletleri açısından S&P 500 (SPX), Nasdaq (IXIC) ve Dow Jones Industrial Average (DJI); Japonya için Nikkei 225 (NI225); Almanya için DAX (DAX) ve Türkiye için de BIST 100 (XU100) endeksleridir.

Bu endekslerin performansını öncelikle aylık verilerle kontrol ediyorum. İkinci aşamadaysa 31 Aralık 2019 tarihli kapanışları baz olarak aldığım standardize edilmiş ve karşılaştımalı bir analiz yürütüyorum.


Grafik 1’de bu altı endeksin kendi para birimleri üzerinden Şubat ayı performanslarını inceledim.

BIST 100 Endeksi Mart ayında en yüksek 9.368 seviyesini görse de ayı eksi yüzde 0,56’lık kayıpla, zarar eden tek endeks olarak kapatmıştır. Dax Endeksi yüzde 4,61 gibi iyi bir getiriyle liderdir. S&P yüzde 3,10 kazanç sunarken diğer endeksler de yüzde 2,00 civarı getiriler sağlamıştır.

Grafik 1: Seçilmiş endekslerin getirileri
(kendi para birimi üzerinden)


Para birimi yanılgısına düşmemek için Grafik 2’de dolar bazında bir dönüşümle, seçilmiş endekslerin performanslarını sunuyorum.

Türk lirasındaki değer kaybı nedeniyle BIST 100 Endeksindeki zarar daha da yüksektir. Kayıp dolar bazında yüzde 4,17’dir. Nikkei ve DAX Endeksleri de dolar bazında getirilerin bir kısmını kaybetse de yüzde 2,15 ve yüzde 4,45 iyi bir performanstır.

Grafik 2: Seçilmiş endekslerin getirileri
(ABD doları üzerinden)

Grafik 3’teyse izlediğim para birimlerinin ABD dolarına göre aylık değişimleri ve DXY Endeksi görülüyor. DXY Endeksi Mart ayında yüzde 0,33’lük değer artışı göstermiştir. Kanada doları hariç diğer tüm para birimleri bu süreçte değer kaybetmiştir. Türk lirası yüzde 3,63’lük kayıpla ilk sıradadır ki bu, yukarda borsa getirisi için yorumumu tamamlamaktadır. Japon yeni yüzde 0,90 değer kaybederken avronun değer kaybı yüzde 0,15’tir.

Grafik 3: DXY Endeksi ve döviz kurlarındaki hareket

2 – Seçilmiş Borsa Endekslerinin Performansı (Yıllık Görünüm)


Grafik 4’in sol tarafında geçen 3 yılın performansı, devamındaysa bu yıla ait aylık kapanışlarla ve 31 Aralık 2019 baz döneme göre elde edilen getiriler yer almaktadır. Grafiğin büyük bir bölümünde BIST 100 Endeksinin diğer tüm endeksleri geçen performansı göz kamaştırıcıdır. (!?)

BIST Endeksi Mart ayı sonunda değerini yaklaşık 8 kata çıkarmış ve böylece 7 kata yakın (%696,70) getiri sağlamıştır. Diğer endekslerse %39,58 ila %82,55 arasında kazanç sunmuştur. Bu veri doğru olmakla birlikte tabi ki gerçekçi değil, bir yanılsamadır.

Grafik 4: Seçilmiş endekslerin baz yılı üzerinden performansları


Çünkü söz konusu endekslerin hepsi ABD doları bazında değildir ve döviz kuru farklılıkları fiyatlara yansımamıştır! Bu da getirilerin yanıltıcı olmasına yol açmaktadır ve yukarıda döviz kurlarındaki değişim bölümünde değindiğim bu etkiyi ayrıştırmak gerekir: 


Grafik 5’te bu soruna yönelik olarak uyguladığım dönüşüm sonrası durum görülmektedir. ABD dışındaki piyasaların para birimini endekslerle aynı tarihlerdeki dolar kuru üzerinden düzelterek baz dönem üzerinden verileri tekrar hesapladım.

BIST Endeksi tüm dönemlerde en çok kazandıran borsa değildir!

Grafik 5: Seçilmiş endekslerin baz yılı ve USD üzerinden performansları

Bununla birlikte, 2022 Eylül sonrasında en alttan en yukarı doğru çıkan seyir dikkat çekiçidir. 2023 yılı Şubat (143,81) zirve olmuş ve Türk lirasının, özellikle de seçim sonrası değer kaybıyla Haziran ayına kadar dolar bazında kayıplar yaşanmıştır. Ağustos ayında 153,91 ve Eylül ayında 157,86 ile yeni zirveler başaran BIST şimdi bu seviyeleri tekrar test etme yarışındadır.

Mart ayı sonunda, baz döneme göre 146,53 seviyesine gerileyen BIST Endeksi için dolar bazında getiri %46,53’tür. Dolar bazında ikinci sırada bir konum BIST yatırımcıları için oldukça iyidir ve uzun vadenin önemini vurgulamaktadır. Diğer endekslerse baz döneme göre, dolar bazında yüzde 22,77 ila yüzde 82,55’e uzanan bir aralıkta getiri sunmuştur. Referans noktasının altında kapanış gerçekleştiren endeks bulunmamaktadır.

Mart ayı sonunda nominal ve dolar bazında yakın dönem zirvesi 2023 Eylül ayında 304,60 seviyesiyken ay sonu kapanışı 282,74’tür.



Grafik 1 ve 2’de döviz kurunun etkisini aylık getiriler üzerinde gördük. Döviz kurları peki uzun dönemde nasıl bir rol oynamıştır?

BIST’in sunduğu yüzde 696,70’lik getiri gerçek değil midir?

Türk lirası bazındaki bu kazanç neden yanıltıcıdır?

Grafik 6: Seçilmiş döviz kurlarının baz yılı üzerinden performansları


DXY Endeksi bütünsel salgından beri en düşük 89,68 en yüksek olarak da 112,1730 seviyelerini gördükten sonra Mart ayını 104,4860 seviyesinden kapatmıştır. ABD doları Mart ayında değer kazanırken Türk lirası önemli oranda, Japon yeni ve diğer para birimleriyse sınırlı bir miktarda değer kaybetmiştir. Avro, ayı 1,0789 seviyesinde tamamlarken Türk lirası 32,3347 seviyesinde kapanış gerçekleştirmiştir. Aylık değişimleri Grafik 3’te sunduğum için şimdi piyasa kapanış seviyelerini kenara koyarak Grafik 6’da baz döneme göre değişimlere bakalım.

Baz döneme göre DXY Endeksi 108,01 ile yüzde 8,01’lik bir değer artışını göstermektedir. Türk lirası söz konusu dönemde yüzde 81,61 oranında değer kaybetmiştir. Başka bir deyişle yurt dışından döviz getirerek Türk lirası varlıklarda kazanç elde eden yatırımcılar dönem sonunda bunları tekrar dövize çevirdiğinde o yüksek getirilerin önemli bir bölümünün kaybolduğu gerçeği ile karşılaşmıştır.

Türk lirası üzerinden elde edildiği düşünülen, yukarıda Grafik 4’te gösterilen yüksek kazançlarsa maalesef bu yüzden bir yanılsamadır. Yanılsama, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değer kaybının bu getirinin büyük kısmını geri almasından kaynaklanmaktadır.

Dolayısıyla yurt içinde enflasyona, yurt dışı piyasalara yatırım yapıyorsanız da enflasyon yanında döviz kuru riskine de dikkat etmeniz gerekmektedir. Bu genel ilke tüm piyasalar için geçerlidir. Grafik 7’de bu nedenle BIST 100 Endeksinin Türk lirası (beyaz) ve ABD doları bazında (sarı) bütünsel salgından beri piyasa fiyatlarıyla performansını gösterdim. Burada endeksleme ve standardizasyon olmaksızın doğrudan fiyatlar üzerinden hesaplanan basit getiri görülmektedir. TradingView hesaplamasında muhtemelen dolar kuru hesabında benim şimdiye kadar aktardığım bilgilerden dolayı ufak bir fark var. Ancak sonuç değişmiyor. Yüzde 698,99 getiri Türk lirası bazındadır ve dolar bazında getiri aynı dönem için yüzde 47,03 şeklindedir.

Her üç kalem için de grafiğe hesaplama detaylarını ayrıca ekledim. Grafikte TÜİK verileriyle kırmızı çizgi TÜFE Endeksini göstermektedir. Baz döneme göre değişim yüzde 443,43’tür. Türk lirası bazında getirilerin önemli bir bölümü erimiş olsa da borsa, enflasyonun üzerinde getiri sağlamayı başarabilmiştir. Yurt dışı piyasalar açısından da yüzde 47’lik dolar bazında getiri tatmin edicidir.

Grafik 7: BIST 100 Endeksi Türk lirası ve ABD doları bazında
TUİK verileriyle Enflasyon



Grafik 8’de aynı seçilmiş endekslerin dolar bazında ve bir önceki aya göre getirilerini uzun bir aralık için gösterdim.

BIST Endeksi (turkuaz) oynaklığı yüksek bir seyir sergilemektedir. Bir ay aşırı pozitif diğer bir aysa aşırı negatif hareket etmektedir. Spekülatif eğilimler ve riskler bu tür piyasalarda yaygın bir şekilde görülebilir. Uçlarda, heyecanlı bir portföy!

Grafik 8: Seçilmiş endekslerin dolar bazında aylık performansları

Grafik 9’daysa Türk lirasının ABD dolarına karşı değişimini sarı renkle ve sağ eksende; BIST 100 Endeksinin ay sonu kapanışlarıyla değeriniyse beyaz renkle ve sol eksende gösterdim.

Enflasyonun üzerinde, reel getiri elde etmek yanında, eğer yurt dışından Türkiye’ye yatırım yapıyorsanız kur riskine karşı da bir yönetim stratejisi izlemeniz gerektiği açıktır.

Grafik 9: BIST 100 Endeksi ve Döviz Kuru


Bonus olarak 2024 yılının ilk çeyreğini geride bıraktığımız bu hafta sonunda BIST 100 Endeksinin, dolar kurunun ve enflasyonun ilk üç aydaki değişimini yukarıdaki grafiğe ekledim. İlk çeyrekte borsa yüzde 22,39 getiri sağlarken enflasyon yüzde 14,88 ile bu getirinin önemli bir kısmını geri almıştır. (* Mart ayına ilişkin enflasyon verileri henüz açıklanmadığı için Mart ayını yüzde 3,00 olarak hesaplayarak bir tahmin yaptığımı da bu vesileyle belirtmek isterim. Grafik 7’de yer alan TradingView ile enflasyon bu bakımdan farklılık göstermektedir.) Döviz kuru ise ilk çeyrekte 29,5070’ten 32,3347’ye yükselen değişim oranı nedeniyle yüzde 9,58 artış göstermiştir. Daha önce değindiğim Türk lirasının değerlenmesi kapsamında da döviz kurundaki artışın enflasyonun altında olması burada da fikir vermektedir.


3 – Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinin Performansı


Buraya kadar seçilmiş endekslerin getirilerine, baz yılı üzerinden performanslarına ve dolar bazında dönüşümle karşılaştırmalı kazançlara odaklandık. Bu kapsamda enflasyon verilerini de dikkate alarak reel kazançlar açısından iyi bir portföy yönetiminin bazı unsurlarını inceledik.

Şimdi de bono ve tahvil piyasası açısından ABD’de, sırasıyla 3 aylık, 2 yıllık ve 10 yıllık sabit getirili menkul kıymetlerin getirilerine bakalım:


ABD için 3 aylık Hazine Bonosu getirisi (sarı) Mart ayı sonunda yüzde 5,370’tir. 2 yıllık Devlet Tahvili (kırmızı) yüzde 4,632 getiri sunarken 10 yıllık tahvillerin (mavi) getirisi yüzde 4,206’ye gerilemiştir (Grafik 10).

Enflasyonun (beyaz) yıllık olarak yüzde 3,17 düzeyinde olduğunu not ederek bono ve tahviller için reel getirilere dikkat etmek gerektiğini belirtmek isterim. Grafik 11’de, geçen 3 ayın enflasyonu üzerinden bir yakınsama ile gri sütunlarda reel getiri unsuruna yer verdim. Son olarak 10 yıllık tahvillerle 3 aylık bono getirisi farkı (sarı) ile yine 10 ve 2 yıllık tahvil getrilerinin farkı (mavi) üzerinden ekonomide yavaşlama ve durgunluk sinyallerine dikkat edilmelidir.

Grafik 10: Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Getirileri ve Enflasyon
Grafik 11: Getiri Farkları ve Reel Getiri


ABD için Grafik 12’de daha uzun bir zaman dilimi için de söz konusu ilişkiyi ayrıca gösterdim.

Yıllık enflasyonunun (kırmızı) ABD’de, yüzde 8,93 ile zirve yapmış olduğunu düşünürsek yüzde 2,00’lik hedefe ulaşmak giderek mümkün görünmektedir. Ancak bu zamana yayılacaktır. Tahvil piyasasındaki fiyatlamalar ve beklentiler faiz indiriminin Haziran ayı ve sonrasına kaldığı yönündedir. Hafif bir resesyonsa bence muhtemeldir.

Grafik 12: ABD – Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Getirileri ve Enflasyon


Her ne kadar artık bu sayfada yer vermesem de Almanya, Birleşik Krallık ve Türkiye için de gelişmeleri benzer şekilde grafiklerle izliyor, değişiklikleri portföy ayarlamalarında dikkate alıyorum.


Türkiye için mesela 3 aylık Hazine Bonosu getirisi (sarı) Mart ayında yüzde 39,866 seviyesinde sabit kalmıştır. 2 yıllık Devlet Tahvili (kırmızı) yüzde 41,210 getiri sunarken 10 yıllık tahvillerin (mavi) getirisi ay içi hareketlilik sonrası yine yüzde 25,260 seviyesindedir. (Grafik 13)

Enflasyonun (beyaz) yıllık olarak yüzde 67,07 düzeyinde olduğunu not ederek bono ve tahviller için reel getirilere dikkat etmek gerektiğini belirtmek isterim. Bu kapsamda Grafik 14’te, gerçekleşen 3 aylık enflasyon ile 3 ay önceki getiri üzerinden bir yakınsama ile gri sütunlarda bu etkiye yer verdim. Son olarak 10 yıllık tahvillerle 3 aylık bono getirisi farkı (sarı) ile yine 10 ve 2 yıllık tahvil getrilerinin farkı (mavi) üzerinden yandaki gibidir. Ufukta önemli bir ekonomik yavaşlama görüyorum.

Grafik 13: Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Getirileri ve Enflasyon
Grafik 14: Getiri Farkları ve Reel Getiri

4 – Emtia


Grafik 15: Altın, Brent türü petrol ve Kahve


Son olarak ilgilendiğim emtia kategorisinden Altın (sarı), Brent türü petrol (mavi) ve Kahve (beyaz) için yılın ilk üç ayı için ve Mart ayındaki fiyat hareketlerini getiri oranlarıyla birlikte Grafik 15’de gösterdim. En yüksek oynaklık kahve fiyatlarındaydı ve Mart ayı getirisi yüzde 2,44 şeklinde sonuçlanırken ilk çeyrekte fiyatlar neredeyse yerinde kaldı. Getiri yüzde 0,29’dur. Altın açısındansa getiri Mart ayında yüzde 9,27 ile son derece yüksektir ve bunun arkasında temel dinamiklerden çok jeopolitik gelişmeler yatmaktadır. İlk üç aydaki getirinin yüzde 8,28 olduğunu dikkate alırsak yıla başladığımız yerden gerileyen fiyatlar Mart ayında destek buldu denilebilir. Brent türü petrolse Mart ayında yüzde 6,08’lik iyi bir getiri ve ekonomik koşullarda iyileşme beklentisi sunarken ilk çeyrekteki performans yüzde 12,82 ile oldukça iyidir.


Herkese iyi bir Nisan ayı dilerim.

Ergun UNUTMAZ, 31.03.2024


UYARI

Uzun vadeli portföyüme ek olarak döngüsel trendlere uygun olduğunu düşündüğüm orta vadeli ve alım satıma yönelik olarak da kısa vadeli işlem, öngörüler ve yorumlar sadece kendime notlar olup herkes için uygun değildir. Buradaki fikirler tamamen kendi portföy maliyet yapıma ve risk-getiri beklentilerime göre şekillenmektedir. Yatırım kararlarınız için lütfen yetkili yatırım danışmanınıza başvurun ya da kendi durumunuza uygun tercihlerde bulunun.

Yatırım işi ciddi bir altyapı, birikim ve tecrübe gerektirmekte olup piyasalardaki değerler önceden bilinemez.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *