Hedge Cambazları – Yatırım Dünyasından Altın Deneyimler Barton BIGGS
Yatırım dünyasında başarıya giden çok sayıda yol olduğu gibi başarısızlıklardan da alınacak fazlasıyla dersler var. Tüm hataları kendi başımıza yaparak öğrenmek mümkün olmadığı gibi öyle olsaydı bile oldukça pahallı bir yöntemdir. Bu yüzden bol bol okuma yapmak ve önemli düşünceleri not etmekte fayda var. S. Cem Çiloğlu’nun daha önce burada yer verdiğim “Milyar Dolarlık Hikâyeler” kitabının ardından Barton Biggs’in “Hedge Cambazları” adlı kitabını bu kez Türkçe çevirisi üzerinden tekrar okudum. Aşağıda, içerik ve tarz açısından düşüncelerimi bulabilirsiniz.
“Tüm yaşamım boyunca, kapsamlı bir konuda, sürekli okumayan bilgili bir adam tanımadım, hiç, sıfır. Artık, dar bir alanda kalıp okumadan çok başarılı olabileceğini sanan her türden kurnaz insan olduğunu biliyorum. Fakat yatırım kapsamlı bir alandır. Bu yüzden sürekli okumadığınız hâlde, bu alanda başarılı olabileceğinizi sanıyorsanız, benden farklı düşünüyorsunuz demektir.” — Charlie Munger
Hedge Cambazları: Barton Biggs
Mesele yalnızca okumak değil, akıllıca okumakta.
Kitap Üzerine
Hacim olarak 400 sayfalık bu çalışma, 21 bölümde ele alınmış. Her ne kadar genel bir akış çizgisi olsa da bölümlerin çoğu birbirinden bağımsız olduğu için her başlık altında farklı bir yakınlık ve ders bulabilirsiniz. Neşenur Domaniç çevirisi ve Scala Yayıncılık aracılığıyla okurlara Türkçe olarak sunulan kitabın ilk basımı 2008 yılında yapılmış ve benim okuduğum basım 2020 yılındaki yeni basımdı.
Kitabın yazarı, Morgan Stanley’de otuz yıl geçiren ve orada araştırma bölümünü kuran, Barton Biggs’in elbette ki anlatacak çok hikâyesi ve sektörde geçen uzun yıllar içinde tanıdığı çok isim var. Ancak içerik olarak kapsamlı ve öğretici olan bu hikâyelerin akıcılığı konusunda maalesef fazla bir övgüde bulunamayacağım. Hatta; konular, zaman akışı ve fikirler açısından kitabın dağınık bir üslup izlediğini de söyleyebilirim. Yine de finans dünyasında şahit olduğumuz ya da okuduğumuz, bildiğimiz olayları bir de Biggs’in yorumlarıyla dinlemekte yarar var.
Yazar, bu kitapta, kendi hedge fonunu kurduğu sırada yaşadığı deneyimlerden bazılarını aktarırken etrafında gözlemlediği olaylardan ve kişilerin benzer hedefler için mücadele ederken başlarından geçenleri güzel örneklerle okuyucuya iletiyor. Teknik yönleri ağır basan bir kitap olmadığı gibi Biggs, “işin doğrusu şudur ya bu iş böyle yapılır” şeklinde tartışmalı önermelerde de bulunmuyor. Elbette kendisinin yakın olduğu yatırım tarzını metinden anlıyorsunuz veya bazen bu, açık açık söyleniyor, ama siz kitapta geçen diğer tarzları da benimsiyor olabilir ve yine de güzel çıkarımlar elde edebilirsiniz.
Kitabın başlığından yola çıkarak hedge fon kurma işinin ne kadar cazip görünse de içinde çok sayıda zorluk barındırdığını söyleyebilirim. Muhteşem fikirleriniz ve başarıyla çalışan modelleriniz olsa bile, fon kurmanın hukuki, bürokratik süreçleri yanında çevresel ve sosyal ilişkiler gerektiren yönleri son derece sıkıntılı. Bunların hepsinin üstesinden gelseniz bile piyasalar hep sizin düşündüğünüz gibi hareket etmez ve başkalarının parasını yönetmek kutsal olduğu için yıl sonunda getiri tablosu ortaya konduğunda omuzlarınızdaki yük çok daha ağır gelir. Dolayısıyla performansın kesin ölçülerle kıyaslandığı bir alanda rekabet bu kadar yoğunken sürekli başarılı olmak çok zordur. Kaldı ki yıllarca harika işler çıkarsanız da son başarısızlığınız yoğun eleştirilere engel olmayacaktır. İşin bir de psikolojik yönü var ki bunları kitapta okudukça düşünceniz değişebilir. Bu bağlamda açığa satış işlemlerinin getirdiği stres iyi bir şekilde anlatılmış diyebilirim.
Diğer taraftan bazı bölümler çok sıradan ve şimdiye kadar onlarca kere okuduğumuz şeyleri tekrar eder biçimde işlenmiş. Bir de bunlara yazım hataları, çeviri sorunları ve teknik konuların tam olarak anlaşılmadan çevrilmesi nedeniyle ortaya çıkan sıkıntılar eklenince okuma bazı yerlerde gerçekten zor ve tatsızdı. Fiyat ve değer kavramlarının birbirine karışması; yabancı kelime kullanımları yanında belirli bir standart izlenmemesi; noktalama işaretleri ve sayısal gösterimlerdeki hatalar çoğu okuyucu için belki önemsiz detaylar olabilir, ama benim için kısmen rahatsız ediciydi.
Günün sonunda “Hedge Cambazları” tecrübeler sunan bir kitap ve kendi adıma bazı şeyleri tekrar hatırlamak, benzer dersler çıkardığım süreçleri başkalarının da yaşadığına tanıklık etmek ve farklı yatırım tarzlarının farklı düşünen kişiler için en iyisi olabileceğini tekrar teyit etmek adına güzel bir okumaydı. Kitaptan birkaç alıntıyla tamamlayalım:
Bir yatırımcı olarak entellektüel beslenme ortamınıza sizin hakim olmanız ve dış dünyanın sizi kontrol etmesine izin vermemeniz gerekir.
Açıkçası bu düşünce, son iki yıldır ciddi şekilde uyguladığım bir ilke oldu. Elbette çok sayıda rapor, haber ve inceleme okuyor ve çevremdeki kişilerle yatırım fikirleri üzerine görüşmeler yürütüyorum ama bunları bir noktada sınırlamanız şart. Aksi takdirde gerek zaman yönetimi gerekse de başkalarının fikirlerinin etkisi altında işlem yapma riskine maruz kalabiliyorsunuz. Bu çerçevede sosyal medya kullanımı ve bilgi paylaşımı için ayırdığım vakti azaltmamın portföy getirimi önemli şekilde arttığını da söyleyebilirim.
Fibonacci’nin rakamlarına yönelik inanç güçlü ve gizemli, ama herhangi birinin bunları borsaya etkin ve kalıcı bir biçimde uygulamayı başardığından kuşkuluyum.
Fibonacci ve altın oran konusunda ben de matematiğin büyüsüne aşık kişilerden biriyim ve yazarın yukarıdaki ifadesine de tam olarak katılıyorum. İşin doğası ve sayıların uyumu muhteşem, ancak bunu hisse senetleri ya da diğer finansal araçların fiyat hareketlerinde etkin bir tahminci olarak kullanmak o kadar basit olmadığı gibi zaman/risk ekseninde başarısı da tartışılır.
Fiyat değişikliklerine dayanarak değil, değer temelinde yatırım yapmak bizim yükümlüğümüzdür.
Yine yüzde yüz katıldığım bir cümle. Uzun vadeli düşünen bir değer yatırımcısı olarak izlememiz gereken şeyin şirketlerin potansiyeli, yönetimi ve ürünlerine yönelik piyasadaki talep, beğeni ve rekabet gibi unurlar olduğuna inandığım için kısa süreli dalgalanmaların fiyat üzerindeki etkisini doğrudan olumsuz görmüyorum. Hatta değer de bir düşüş yoksa fiyatın bir alım fırsatı olduğu kanaatindeyimdir. Ancak portföyümün bir miktarı da kısa vadeli alım satım işlemleri ve fiyat spekülasyonu üzerinden kâr arayışına odaklandığı için bu tür durumların yakından takip edilmesi gerektiğini söylemeliyim. Son olarak kaldıraçlı işlemlerin bu riski tehlikeli bir şekilde yükseltmesi nedeniyle özel bir uzmanlık gerektirdiğini de belirtmek isterim. Zaten hedge fonlar bile bu alanların her birinde ayrı ayrı uzmanlaşırken bireysel yatırımcıların işi gerçekten zor.
Toparlamak gerekirse birkaç başlık altında kitaptan notlarım bu şekilde. Sorunlarına rağmen faydalı çıkarımlar yapılabilecek bir çalışma ve keyifli okumalar dilerim.
Kitap Önerileri
Bu sitede daha önce yer verdiğim benzer içerikteki kurgu ya da kurgu dışı diğer kitaplardan birkaçını aşağıya ekledim.