Book Reviews,  Economy

Yapısal Reformlar ve Türkiye

Dr. Mahfi EĞİLMEZ


Uzun yıllardır köşe yazıları, kitapları ve televizyon programları ile yakından takip ettiğim Mahfi Hocamın Nisan ayında çıkan bu kitabını okumak için sabırsızlıkla bekliyordum ve kitabı bitirmek ancak kısmet oldu. Kitap yeni olsa da Mahfi Hocamın bu konuda hatırladığım en eski yazısı “Nedir Bu Yapısal Reformlar?” başlığını taşıyordu. 2012 yılındaki o yazıdan temel olarak farkı olmayan düşüncelerin kökeni muhtemelen bu tarihten çok daha öncelere uzansa da aradan geçen on yılda tam tersi yönde yol almaksa oldukça üzücü.


“Yapısal reform ifadesi, bir ülkenin yapısını mevcut durumdan farklı bir yapıya doğru değiştirmeyi amaçladığı için birçok parçadan oluşan bir bütünü, bir paketi kapsar.”Mahfi EĞİLMEZ 


Yukarıdaki alıntı aslında kitabın özünü yansıtmaktadır. Kitap öncelikle yapısal değişim ve yapısal reform kavramlarının ne olduğunu tanımlayarak başlıyor ve bunları toplumsal ve ekonomik yapı çerçevesinde ele alarak devam ediyor. Dolayısıyla da her toplumun ve ekonominin ihtiyaç duyduğu reformların içeriğinin ve hangi alana/alanlara yönelik olması gerektiğinin farklılık göstermesi son derece normaldir. Ayrıca, yapısal reform ile reformu, bir kanun değişikliğini ya da bir düzeltmeyi karıştırmamakta fayda vardır. “Türkiye gibi ekonomi dışında sosyal ve siyasal alanlarda da sorunların yaşandığı bir ülkede yapısal reformlar ekonomiyle sınırlı kalamaz, sistemin tümünü kapsayacak bir paket hâlinde düzenlenmesi zorunludur.

Kitapta ekonomik yapının ayrıntıları bölümünde kapitalizm, sosyalizm ve karma ekonomi şeklindeki üç farklı ekonomik sistem kısaca tanıtılarak imkânsız üçlü ve büyük sıfırlama gibi son dönemde gündemde olan kavramlara da değinilmektedir. Bu bölümün tamamlayıcısı olarak da ekonomi politikası araçları ve Türkiye’de yapısal reform denemelerine yer verilmektedir. “Tarih tekerrür etmez, ama benzerlikler gösterir.” söylemi burada da karşımıza çıkmaktadır. 1839 yılındaki Tanzimat Fermanı ile başlayan reform sürecinin gerekçeleri ve uygulanış şekli bugün de tanıdık gelmekte, neden benzer hatalardan dersler alınmadığı okuyucuyu düşünmeye sevk etmektedir.

Yapısal reformlar ve Türkiye konusu işlenirken resmî kurumların yayımladığı istatistiklerden yola çıkarak hazırlanan tablolar ve grafikler yanında; Avrupa Birliği (AB), Ekonomik Kalkınma ve İş Biriliği Örgütü (OECD) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi kuruluşlar; ayrıca da saygın ekonomi araştırma kuruluşlarının verileri akışı destekler nitelikte ve bir bütünlük içinde sunulmuş. Kitap, 165 sayfalık hacmiyle kolay okunabilecek bir çalışma gibi görünse de zengin içeriği, çapraz okuma ve araştırmara yönlendiren referanslarıyla aslında oldukça kapsamlı bir kaynak niteliği taşımaktadır. Diğer taraftan, bilgilerin aktarımı için seçilen yöntemle, teknik detaylara hâkim olmayan bir okuyucu dahi söylemlerle gerçekte meydana gelen gelişmeler arasındaki farkları görebilmektedir.


Şekil 1: Enflasyon, döviz kuru ve politika faizi ilişkisi
Kaynak: Yapısal Reformlar ve Türkiye
Şekil 2: Kişi başına gelir açısından bölgesel bir karşılaştırma
Kaynak: Yapısal Reformlar ve Türkiye


Kitapta, Türkiye’nin 2001 ekonomik krizi sonrası yaptığı reformlar ve 2005 sonrası AB adaylık sürecinin olumlu etkileri olumlu örnek olarak bir kıyaslama aracı da oluşturmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi sadece ekonomik alanda yapılacak reformlar bir yere kadar yeterli olmaktadır. Bunlara ek olarak AB üyelik sürecinde de yaşandığı şekilde demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, sosyal ve siyasal alanlarda da katedilecek oldukça fazla mesafe bulunmaktadır. Atatürk Devrimleri kitapta yapısal reformların en önemli adımlarını da bu çerçevede incelemekte, yine uluslararası kuruluşların küresel ölçekteki sıralamalarıyla mevcut durumu ortaya koymaktadır.

“Yaptığımız bütün açıklama ve değerlendirmeler, Türkiye’de gerek kurumsal düzenlemelerin gerekse ekonomi politikasının siyasal kararlılık olmaksızın yürütülemeyeceğini ortaya koyuyor. Vardığımız en acı sonuç budur.”

“Diğer birçok konuda olduğu gibi bu konuda da sorun kuralların eksikliği değil, kurallara uyma disiplininin yokluğudur.”


Mahfi Hocamızın kitabından son bir alıntı ile bitirelim: “Umut her zaman vardır.

Ergun UNUTMAZ, 22.06.2022



Dr. Mahfi EĞİLMEZ, Remzi Kitabevi, İstanbul, Birinci baskı, Nisan 2022.

Leave a Reply

Your email address will not be published.