Announcements,  Book Reviews,  Chess,  Economy,  Seminars & Meetings,  Twitter Notes,  Various

2021’den 2022’ye Portföy

Yeni bir yıla başlarken önce geçen senenin muhasebesini yapmayı ve performans analizi yürütmeyi bir disiplin bilirim. Bu anlamda da biten senenin işlemlerine bakarak hatalarımdan dersler çıkarmaya ve iyi yönlerimi güçlendirmeye çalışırım. Son olarak da önümüzdeki yıla ilişkin başta makroekonomik veriler, ardından da saygın kişi ve kurumların öngörülerini inceleyerek kendi yıllık planımı oluştururum. Bugünkü yazının konusu da bu sorulara kişisel portföyüm çerçevesinde yaklaşarak 2021 yılından 2022 yılına bir değerlendirme yapmaktır.

Yazı biraz uzun olacak, o yüzden buyrun hemen başlayalım.


2020 yılının çalkantılarla ve beklenmedik olaylarla geçmesinin ardından 2021 yılının, 2020’nin tekrarı gibi olacağı görüşünü taşıyan bir grup olduğunu ve The Economist dergisinin 2021 özel sayısında şans faktörünün önem kazancağını düşündüğümü, zamanlama ve sabır unsurlarının bir kez daha belirleyici olacağını geçen seneki yazımda belirtmiştim. Şimdi geriye dönüp baktığımda bu fikri iyi uygulamış olduğumu düşünüyorum. Tabi zamanlama derken fiyatların hangi yönde ne kadar süre gideceğini bilemeyeceğimizi, ancak değer odaklı olarak kademeli alım stratejisi gibi yöntemleri kullandığımı vurgulamak isterim. Burada zamanlama ile kasıt, risklerin yüksek olduğunu düşündüğüm noktada kademeli satışlar, düşük olduğu noktalarda alışlardır. Yoksa dip ve zirveleri yakalamak gibi bir hedefim yoktur. Bununla birlikte yatırımlarımın dışında kısa vadeli alım satım yönlü işlemlerimde oldukça başarılı işlemeler yakaladığım şanslı bir yıl oldu diyebilirim. 🙂

Finansal piyasalar ile başlarsak; Covid-19 üzerine edindiğimiz tecrübe, virüsün çeşitli varyantları gündeme geldiğinde elimizde bir oyun planı olmasını sağladığı için aslında şansımızı biraz da kendimiz yarattık, en azından şansa inanmayan bir kişi olarak yukarıdaki yorumumu açıklığa kavuşturayım. Peki, neydi bu plan? Kapanmalarda “evde kal ve eczacılık hisseleri” olarak nitelendirilen hisseleri alıp “seyahat, turizm, hizmet sektörü” gibi hisseleri satmak; normalleşmeyle birlikte planı değiştirip tekrar etmekti. Hava yolu hisseleri özelinde kullandığım ve Airbnb kapsamında da başarılı bir performans yakaladığım bir alandı bu mesela. Bunun yanında yıl boyunca “büyüme” olarak adlandırılan hisselerinin üç dört kere sert düşüş ve ardından da “buy the dip” şeklinde düşük fiyatlardan tekrar satın alındığını gördük. Çip krizi, tedarik zinciri sorunları, darboğazlar ve enflasyonun geçici mi kalıcı mı olduğu tartışmalarıyla geçen bir seneyi bu düşünceleri gözeterek yaptığımız işlemlerle geçirdik.

Reel sektörde ise imalat sanayi ve üretim kısmındaki toparlanmanın hizmetler sektörüne göre daha hızlı olduğunu, iş gücüne katılım oranlarının düşük ve dolayısıyla işsizliğin yüksek seyrettiğini izledik. Ham madde ve emtia fiyatlarında yukarıda değindiğim sebeplerden kaynaklanan artışlar maliyetleri yükseltirken erelenmiş talebin ve aşılanma oranlarının artışıyla harcamaların güçlü seyrinin ve talebin canlılığının büyümeyi desteklendiği ve enflasyonist etkilere yol açtığını gördük.

Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları da bu süreçte önce enflasyonun geçici olduğunu, ardından enflasyonun değil de enflasyona sebep olan faktörlerin geçici olduğunu söyleyerek işsizlik verilerinde bir toparlanma olana kadar sıkı para politikasına gitmekten imtina ettiler. Ancak son noktada Jerome Powell “geçici” kelimesini emekli ederek önce varlık alım hızında bir azalmaya ve sonradan bu hızı arttırmaya karar verince 2022 yılı için faiz arttırımlarının sayısı tartışılmaya başlanır hâle geldi. Hatta iş, “güvenilirlik” sorununa dönüşünce rekabet kızıştı ve Omicron varyantı kaynaklı kapanmaların büyüme üzerindeki risklerine rağmen İngiltere Merkez Bankası 2021 yılında faiz artışına giden ilk büyük merkez bankası oldu.

2021 Yılı için Portföy Performansı


2020 yılına göre Global Portföy performansımdan bu sene oldukça memnunum. Hatta DAX Endeksine göre daha iyi bir performans da yakaladığımı düşünüyorum. Düşüşlerden korunmak ve istikrarlı getirileri sürdürme konusunu devam ettirmek, 2022 yılından da beklentim. Zaten Grafik 1’deki durum da “İlk kural kaybetmemek ve ikinci kural da ilk kuralı unutmamaktır.” şeklinde benimsediğim ilkeye uygun bir seyri gösteriyor.

Grafik 1: Portföy ve DAX Endeksinin karşılaştırması

Garanti Bankasının internet sitesindeki verilere göre Türkiye açısından 100 bin TL için yıl başından bugüne getirilerde ABD doları yüzde 48‘lik performansla birinci sırada gelirken dolar üzerinden yükseliş altın fiyatlarındaki düşüşü perdeleyerek altını yüzde 40 ile ikinci sıraya taşımış. Kısa vadeli borçlanma araçlarının yıllık getirisi ise yüzde 18 seviyesinde oluşurken diğer fonların getirisi Grafik 2’deki gibidir. Ancak bu getirilerin yüksek enflasyon ve kur farkı unsurları da taşıdığını unutmamak gerekir.


Grafik 2: Yatırım araçlarının getirileri
Kaynak: T.Garanti Bankası


Seçilmiş altı büyük hisse senedi endeksinin 30.12.2019 kapanış değerleri baz alınarak getirileri incelendiğinde tablo oldukça çarpıcıdır. Teknoloji şirketlerinin yoğun olduğu ve dev 5 şirketin yükselişte önemli rol oynadığı Nasdaq Endeksi 197,35 değeri ile yatırılan 100 dolarlık sermayenin yüzde 97,35 getiri sağladığını göstermektedir. Bunu yüzde 46,70’lik getiri ile S&P 500 Endeksi izlerken Dow Jones Industrial Endeksi yüzde 26,31 ile üçüncü sıradadır. Kur hareketlerine göre de standardize edilmiş Grafik 3’te DAX Endeksi ve Nikkei 225 Endeksi de sırasıyla yüzde 20 ve yüzde 16 civarında getiri ile yatırımcılara pozitif getiri sunmuşlardır. BIST 100 Endeksi ise yükseliş göstermesine rağmen Türk lirasındaki aşırı değer kaybı nedeniyle Kasım ayı sonunda 100 dolarlık sermaye 70 dolara kadar inmiş, ardından da Türk lirasının hızlı değer kazancı ile birlikte anapara yılı 92,43 değeri ile kapatmıştır. 2 yıllık süreçte getiri eksi yüzde 7,57’dir.

Grafik 3: Seçilmiş endekslerin karşılaştırmalı performansı
Kaynak: Veriler, TradingView – Analiz, Ergun UNUTMAZ

2022 Yılı Görünümü

2022 yılının nasıl geçeceği bilinmez tabi, ancak bu konuda uzman kadrolara sahip The Economist dergisinin analizleri fikir vermesi açısından faydalıydı. 2022’nin ABD – Çin ekseninde ve virüs, enerji, teknoloji odaklı geçeceği öngörülüyor. The World Ahead 2022 özel sayısı için yazıya ya da video üzerinden yorumlarıma ulaşabilirsiniz.

Bu sayıda öne çıkan başlıkları tekrar saymayacağım, ancak bunlarla ilişkili olarak takip edeceğim sektörlerden kısaca bahsedebilirim. Enerji sektöründe Brent türü petrolü ayrıca takip etmek dışında çevre dostu ve alternatif enerji kaynakları ile rüzgar enerjisini öne çıkaran şirketleri inceleyeceğim. Eczacılık, sağlık şirketleri yanında tıbbı teknoloji geliştiren bir iki şirket radarımda ve uygun bir fiyattan bunları da 2022’de portföyüme katmak için fırsat arayacağım. Uzay deyince ilk akla gelen SpaceX ya da Blue Origin gibi şirketlerden ziyade bu alanda ancak daha geleneksel iş süreçleri izleyen şirketlerden bir ya da iki şirket için de kaynak ayırdım. Perakende ve gıda şirketleri dışında bir de burada henüz belirtmek istemediğim, ancak araştırmaya devam ettiğim iki sektör daha var. O da sürpriz kalsın. Kripto paralar da gündemimde olacak ve ufak bir miktarla bir süredir takip ettiğim üç ürüne yatırım yapmaya niyetim var. Son olarak da mevcut portföyümü 2022 yılı için oluşturduğum strateji kapsamında ilave alımlarla büyütmekten yanayım. Muhtemelen Haziran ayı sonuna kadar alımlarımın yüzde 85’ini bitirmiş olacağımı düşünüyor ve yılın ikinci yarısının daha pozitif olabileceğini tahmin ediyorum. 

Portföy Durumu ve Performansı

Yıl sonu itibarıyla global portföyümün piyasalar ve ürünler bazında dağılımı aşağıdaki gibidir. Sermaye piyasalarına ayrılan pay yüzde 56; para piyasalarına ayrılan pay yüzde 20 seviyesindedir. Bunlara ek olarak türev ürünler piyasası için de yüzde 24 oranında bir kaynak planlaması ile 2022’ye başlayacağım. Farklı vadelerdeki Eurobond pozisyonlarımı ise Aralık ayında üzülerek kapattım.

Piyasalar ve ürünler bazında Portföy Durumu 2021/q4


Altın pozisyonlarımı da kısmen Türk lirası varlıklardaki kur riskine karşı kullanmış sonradan bunları da kapatmıştım. Özellikle de gümüş ve platinyum yıl içinde alım satım işlemlerim için ilgi alanımda olacak. Türev ürünler konusunda Brent türü petrol için işlemlerimi ekonomik büyüme yanında arz cephesindeki gelişmelere göre sürdüreceğim. Değerli metaller yanında 2022’de kahve ve tahıl ürünleri açısından da fırsatlar oluşabileceği kanaatindeyim.

2021 yılında İsviçre ve Japonya’yı yakından izlediğimi belirtmiş, bu ülkelerden öne çıkan şirketleri uzun vadeli portföyüme katmak istediğimi aktarmıştım. İsviçre açısından bu mümkün olmadığı gibi madem alamıyorum, ben de o zaman satarım diyerek satış yönünde pozisyon açarak iyi marjlar yakalamıştım. Japonya tarafında ise uzun araştırma ve okumalardan sonra Nikon hissesini yıl içinde portföyüme ekledim. Böylece Japonya fon içindeki altıncı ülke oldu. Bu konuda Japonya ve Şirketler başlığı altında ayrı bir yazı hazırladım. Detayları oradan inceleyebilirsiniz.


26/12/2021 tarihi itibarıyla ülkeler ve yatırımlarımın olduğu şirketler aşağıdaki gibidir. Bu yatırımların çoğu zaten önceden portföye kattığım, son kapanış fiyatlarına göre düşük maliyetlidir. Yıl içinde ilave alımlarla ortalama maliyetlerde artış görülmüştür, ama yine de şu andaki fiyatlar açısından maliyet avantajımın bulunduğunu ve risklerin biraz daha yüksek olduğunu söyleyebilirim.


Grafiklerden de görüldüğü gibi çeşitlendirmeye yaklaşımım biraz farklıdır. Ülke, piyasa ve şirketler bazında kendimce makul bulduğum ve takip edebildiğim bir seviyede ürün farklılaşmasını destekliyorum. Ancak Berkshire Hathaway benzeri bir yapıda şirket sayısı artsa da ağırlıkların daha önemli olduğunu belirtmek isterim. Başka bir deyişle iyi tanıdığım ve bildiğim şirketlerin portföyü taşımasına diğerlerinin ise performansa destek olmasına önem veriyorum. 😎



2022 için portföy planımın ana hatları şöyledir:

YATIRIMLAR: Öncelikle geçen yıldan devam eden İsviçre ve Japonya merkezli şirketleri takip etmek ve uygun fiyatlara gelmeleri durumunda bunları da portföyüme katmak konusunda ısrarlıyım. Riskleri iyi dağıtılmış; alım-satım maliyetlerinin en aza indiği; etkin, uzun vadeli yatırımlara devam edeceğim. Döngüsellik düşüncelerim çerçevesinde 2021 yılının son çeyreğinde kısmen kâr realizasyonu yapmıştım ve bunu 2022’nin ilk iki çeyreğinde tekrar hisselere döndürmeyi düşünüyorum. Türkiye açısından da portföyümü Aralık ayında büyük oranda küçülttüm ve sadece hisse senedi ile bir miktar koruma için VIOP payı kaldı diyebilirim. Bu kararımın gerekçelerini de Türkiye Ekonomisi 2021 başlığı altında ayrı bir yazı ile paylaştım. Detayları oradan inceleyebilirsiniz.

Kaynak dağıtımı bakımındansa para ve sermaye piyasaları ile emtia ve türev piyasalar arasında yürüttüğüm çeşitlendirmeyi sürdüreceğim. 2022 yılında sabit getirili enstrümanlar üzerine daha derinlemesine okumalar yapma niyetindeyim. Bu kapsamda da ABD ve AB üyesi devletlerin 10 yıllık tahvilleri ile farklı amaçlara yönelik ETF’ler ile portföye bir denge getirebilirim. 

AL-SAT: Kısa vadeli alım satım işlemleri ise gerek risklerden korunma için bir araç, gerekse de alternatif bir getiri fırsatı yaratması nedeniyle bu sene de aktif olarak kullanımımda olacaktır. Bu sene daha fazla şirket incelemesi ve bilanço analizi yapmak gibi bir düşüncem de var.

Yılın Oscar Ödülleri

Geçen sene uygulamaya koyduğum fikri bu sene de sürdürmek ve ilerde de devam ettirmek niyetindeyim. Yedi kategoride portföyümden öne çıkan hisseleri seçtim. Bakalım neler var:

Yılın pişmanlığı:

C3AI

2020 yılının sonunda 100 dolardan halka arz edilen 183 doları aşan hisse senedinde geleceğe yönelik ve teknoloji odaklı hikâye ile 60 dolara yaptığım alımlarda iyi bir fırsat yakaladığımı düşünmüştüm. Yıl boyu bu seviyelerden bir türlü toparlanamayan hissede kapanış fiyatı $34,25 ile yılın pişmanlığı ödülünü bu güzide şirkete kazandırmıştır.

En iyi kostüm ve makyaj:

TESLA

Wirecard şirketinden geçen sene çok çekmiştim ve 2021’de Tesla‘nın finansal piyasalarda olası bir balon patlamasında ilk çıkış yaşanan hisselerden biri olacağını düşünüyordum. Ancak yükseliş sürdükçe sürdü. Michael Burry bile açık pozisyonları kapatmışken ısrarla sürdürdüğüm satış yönündeki pozisyonlar katıldığım en kârlı Twitter anketine dönüştü. En iyi kostüm ve makyajda Elon Musk bu ödülü hak etti.

Yılın sürprizi:

NIKON

Japonya için o kadar araştırdım, okudum, üç kere alım farklı şirketlere alım emri girdim, ama istediğim sonuçlar bir türlü gelmedi. 2022’de burada daha aktif olacağım, ancak sürpriz giriş ödülünü Nikon‘a layık gördüm.

Yılın en çok kazandıranı:

Elringklinger

Elringklinger şirketi için yaptığım temel analiz başta stresli günler yaşatsa da katlanarak arttırdığım pozisyonlar başarı getirdi. Avro bazında yüzde 359,67 gibi muazzam bir seviyeye kadar çıkışı beklemiyordum.

En iyi kurgu: 

ŞİŞECAM

Köklü geçmişi, mükemmellik anlayışı, kurumsal kültürü yanında yakın zamanda meydana gelen birleşmenin etkileriyle Şişecam dikkatleri çeken bir şirketti. Çeviri sürecinde bu şirketin de kitapta mutlaka yer alması arzusu ile yaptığım analizler büyük bir projeye dönüştü. Prof. Aswath Damodaran ile birlikte gerçekleştirdiğimiz İndirgenmiş Nakit Akımları Değerlemesinin sonuçlarından ve bu vesileyle kurmuş olduğum yeni ilişkilerden çok mutluyum. En iyi kurgu ödülünü büyük başarısı ile Şişecam şirketine veriyorum ve bu sürecin derinleşerek gelişmesini temenni ediyorum.

En popüler şirket:

DAIMLER

Almanya deyince akla gelen disiplin, çalışkanlık ve teknoloji çerçevesindeki üretimin liderlerinden biri olan Daimler şirketinin yeri benim için sadece hisse senedi ve güçlü bir şirket olmanın ötesindedir. Ürünlerinin sunduğu konfor, güvenlik ve tasarım anlayışının yıl boyunca hisse fiyatını yeni zirvelere yükseltmesi popüler şirket kategorisinde bu ödülü Daimler’e vermeme neden oldu.

En iyi zamanlama:

NESTLE

Lufthansa, Apple ve Tüpraş’ın da aday olduğu en zorlu kategori “en iyi zamanlama” ödülüydü. Fiyatların ve yönün bilinemez olduğunu tekrar hatırlatarak tahmin, öngörü ve işlem açmak için bir planımız olması gerektiğini daha önce uzun uzun yazmıştım. Nestle hissesinde beklentimin bire bir gerçekleşmesi bu ödülü tartışmasız şekilde bu güzide şirkete vermeme neden oldu.


PROJELER VE YIL SONU BİLANÇOSU

EĞİTİM – SEMİNER – DERSLER

Finansal piyasalar için yukarıda belirttiğim işlem sayısındaki düşüşün temel nedenlerinden biri de beşeri sermaye yatırımlarının artan payıydı. Dolu dolu bir yıl geride kaldı.

1) Öncelikle Prof. Aswath Damodaran’ın Sabancı Üniversitesi CEF kapsamındaki 4 günlük “Değerleme Eğitimi” oldukça verimli geçti. Seminer öncesi hazırlık çalışmaları ve sonrası uygulamalar ile çok şey öğrendim.
2) Diğer iki eğitim faaliyeti ise Dr. Yaşar Erdinç’in Hisse Yatırımcısına Özel Uygulamalı Temel Analiz Eğitimi ve
3) A’dan Z’ye Yatırımcılık Eğitimi oldu.
4) Dr. Hünkar İvgen’in Firma Değerleme ve Finansal Risk Analizi Platformu Kullanım Eğitimi içinse tam bir hayal kırıklığı diyebilirim.

Bunların dışında birçok webinar, sohbet ve çevrim içi panellere katılarak değerli kişilerden önemli bilgiler edindiğim bir yılı geride bıraktım.

2021 yılı içinde belki de en önemli eğitim yatırımım Latince derslerine başlamak oldu. Bugün aralıksız bir şekilde devam eden, 8 aylık sıkı eğitimi dönemini ve yaklaşık 100 saatlik çalışmayı tamamlamış olmaktan dolayı mutluyum ve öğrenmeye devam etmekte kararlıyım.

ÇEVİRİ

Finansal okuryazarlık ve bu alandaki literatür taramasında Değerleme alanının Türkçe kaynaklar bakımından yeterince ilgi görmediğini düşündüğüm ve birçok çalışmayı da eleştirdiğim için bu sene 3 çeviri esere imza atarak kendi adıma çok yeni bir işe başlamış oldum. Bu çeviriler hangileriydi diye sorarsanız:

1) Değerleme için Küçük Kitap
2) Warren Buffett ve Finansal Tabloların Yorumlanması
3) Anlatılar ve Sayılar

Scala Yayıncılık desteği ile gerçekleşen bu çalışmaların okuyucu nezdinde de büyük ilgi görmesinden kıvanç duyuyorum ve 2022’de de iki harika proje ile devam etmek niyetindeyim. Bu vesileyle Scala Yayıncılık ailesine ve desteğiniz için siz okurlara bir kez daha teşekkür ederim.

Bunun dışında Wall Street Week programı için Twitter üzerinden Pazar günleri yaptığım Türkçe özetler ve YouTube kanalımda Değerleme videoları için Türkçe alt yazı işleri de ayrı başlıklar.

KİTAPLAR

Çeviri süreci kitap okuma alışkanlığımı ciddi şekilde değiştirdi. Çeviri, teslim ve baskı sonrası aynı kitabı 6-7 kere okumak benim için ciddi zaman kaybı oldu ama bu, iyi bir ürün için olmazsa olmaz bir mecburiyet. Dolayısı ile bu sene sadece 20 kitap okuyabildim. Bunlara ilişkin özetleri ve notlarımı sitede bulabilirsiniz.

1) Değerleme için Küçük Kitap
2) Muhasebe Verilerinin Değer İlişkisi
3) Finansal Tabloların Okunması ve Yorumlanması
4) Warren Buffett ve Finansal Tabloların Yorumlanması
5) Japon Yapmış
6) Japon Ne Yapmış
7) Anlatılar ve Sayılar
8) Noise
9) Parayı Kim Yaratır?
10) Finansal Krizler ve Türkiye
11) Startup
12) Zirveye Çıkan Yol
13-14-15-16) Küçük Prens
17) Babil’in En Zengin Adamı
18) Dostluk Üzerine
19) Hesap Lütfen
20) …. (Çeviri bitince paylaşırım) 😀

YAZILAR – RAPORLAR- ÖZETLER

Tüm bu faaliyetler arasında internet sitemde çok farklı konularda toplam 83 yazı paylaşmışım. Bunların bazıları tek başlık altında yazı serileri şeklindeyken bazıları ise yukarıda bahsettiğim eğitim ve kitap tanıtımlarını da içeriyor. Bu sayının içinde olmayan ve kaydını tutmadığım birçok çeviri, özet ve kısa açıklama notları da yine blogda erişime açık. Ekonomi – Politika – Strateji yazıları ile Piyasa Analizleri ve Beklentiler yazıları ise her ay düzenli yayınlanmış. İkisini de 2022’de düzenli olarak hazırlamaya devam etmek istiyorum, ancak ikincisini artık erişime kapttım.

SATRANÇ

2021 yılına ilişkin Performans değerlendirmemi ve hedefleri ekteki yazıda paylaşmıştım. Bunun dışında Café Finans Satranç adıyla kurduğum çevrim içi platformda her Pazar Türkiye saati ile 20.00’de keyifli hızlı satranç uyunları sürüyor. Katılan herkese teşekkür eder, ilgi duyan herkesi beklerim.

Ben yazarken yoruldum ve siz sıkılmadan buraya kadar okuduysanız, gerçekten çok teşekkür ederim. Biraz ciddi, biraz samimi ama tamamen kişisel notlar ve tecrübe paylaşımı kapsamındaki bu yazının umarım sizlere de faydası olur.

İyi ve kazançlı bir yıl dilerim.

Ergun UNUTMAZ, 26.12.2021


Uyarı

Bu rapor yukarıda belirtildiği gibi kamuya açık kaynaklardan, tarafsızlık ilkesi çerçevesinde, kendi ürettiklerim hariç diğer grafikler için kaynak gösterilerek, kişisel bir özet ve bilgi seti oluşturmak amacıyla hazırlanmış olup hiçbir şekilde para ve sermaye piyasalarında alım satım işlemleri gerçekleştirenler için bir yatırım tavsiyesi veya danışmanlık hizmeti teşkil etmemektedir. İçerikte yer alan bilgilerin kısmen veya tamamıyla kullanımına ilişkin haklar ise saklıdır.

Kendi risk getiri tercihleriniz çerçevesinde ve bir plan dâhilinde işlem yapmanızı önerir, yatırımlarınızda başarılar dilerim.

4 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *